13 Eylül 2015 Pazar

Gölge Öpücük | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Ne okuyacağıma karar veremediğim bir zamanda , beni reading slump'ın kıyısından döndüren bir kitap oldu Gölge Öpücük. Kitap bir çırpıda bitti. Ama şu an ne hissedeceğimi bile bilmiyorum. O nasıl bir sondu öyle? Allak bullak oldum. Tartışmasız serinin en iyi kitabıydı. En azından şu an için. Seriyi hala okumadıysanız okumanızı kesinlikle öneririm. Kendi türü içinde, yani vampir kurgulu romanlar içinde, en farklı ve güzel olanlarından biri bence Vampir Akademisi. Hatta benim için başlarda geliyor. Yorumumun bundan sonrası spoiler içermektedir hem de epey  ağır bir spoiler alabilirsiniz bilginiz olsun. Sonra söylemedi demeyin sakın. Hayır kendimden biliyorum. Kitabın sonu hakkında az kalsın spoiler alıyordum. Hem de ne spoiler. Aman aman yani. Verilmiş sadakam varmış da haberim yokmuş. -,-
Spoiler içeren yerleri baştan büyük harflerle zaten uyaracağım ama siz yine de dikkatli olun.

SPOİLER İÇEREN YORUM !!!!


Bildiğiniz üzere önceki kitapta (Buz Öpücük) işler iyice karışmıştı. Hele o son kısım yok mu? Yüreğimi dağlamıştı valla. Neyse konuyu açmıyorum aksi halde benim musluklar akmaya başlayacak gibi. -,-
Neyse o son bu kitabın yanında hafif kalmış da haberimiz yokmuş. Akademide her zaman ki gibi karışık bir eğitim yılı başlıyor. Zaten ne zaman karışık olmadı ki sanki. Neyse bu yıl Rose lisedeki son yılında. Yani artık resmen bir gardiyan olmak üzere. Ama bunun için 6 haftalık bir testten geçmesi gerekiyor. Lise son sınıf öğrencisi olan gardiyan adayları kurayla bir Moroi'nin adını çekiyor ve ona çıkan Moroi'ye 6 hafta göz kulak olmak zorunda. Öğretmenler bu 6 hafta içinde onlara eğitim amaçlı Strigoi saldırıları düzenliyorlar ve bu sürecin sonunda öğrencilere puanlarını açıklayacaklar. Rose'ysa bu konuyu hiç dert etmiyor çünkü kendisine Lissa'nın çıkacağından emin. Ama işler umduğu gibi gitmiyor ve ona başkası çıkıyor. 
Rose bunlarla uğraşırken bir de Mason'un hayaletini görmeye başlıyor. Önce delirdiğini sanıyor ve bundan kimseye bahsetmiyor ama işler hiç de düşündüğü gibi değil.

SPOİLER BİTTİ!! 





Bir de Dimitri'ye karşı olan hisleri var tabi. Her geçen gün bu hisleri artıyor ama aşk hayatı da , hayatındaki diğer her şey gibi karmakarışık. Ama bu kitapla beraber o konulara biraz çözüm getiriyoruz gibi. Tabi o sonla çözüm getirmek nasıl mümkün olacaksa artık? -,-







Bir de Lissa var tabi. Zaten oldum olası sinir oldum şu kıza. Hep ben hep ben. Yani bir kere bile Rose'a neyi var diye sormadı ama afra tafra da üstüne yok prensesimizin. -,- Çok bencil ve zırlak olduğuğunu düşünüyorum. (Sonuçta bu benim fikrim. Tabi ki sevenler de olabilir. -,-) Bir de bu kitapta Rose , gölge öpücüğü hakkında yeni şeyler öğreniyor. Açıkçası bunlar pek iç açıcı şeyler değil. Ah Rose ah! Ne bitmez çilen varmış.







Ama bu kitapla beraber Rose da olgunlaşıyordu. Yani yaşadıkları kolay şeyler değil sonuçta. Ayrıca bu kitap serinin gidişatını da epeyce değiştirdi bence. Biri bana 4. kitabı fırlatsınnnn!
Ayrıca bu kitapla beraber Dimitri aşkım kabardı. Yani öyle aman aman sevmezdim kendisini ama ne bileyim bu kitapta acayip ısındım. Bilemiyorum , duygu karmaşası içindeyim. Her ne kadar Rose ve Dimitri'yi şu an için desteklesemde , Adrian benim için her zaman öncelikli kalacak. Yine fangirllüğüm tutacak dikkat!! -,-
Ama bence Zoey Deutch (yani namıdiğer Rose) ve Danila Kozlovsky (yani Dimitri) çoook yakışıyorlar.  Ayrıca Danila gerçekten de Rus kökenli. 




Serinin kitapları filmine bin bassa da açıkçası ben filmini de beğenmiştim. Devamı çekilmeyecekmiş. Aslında bu iyi bir şey. Yani daha fazla saçmalamazlar ama ben oyuncularını gerçekten çok seviyorum ve sadece onları bu kurgu içinde bir daha görmek için 2. filmin de çekilmesini isterdim. Ayrıca devamı çekilse Adrian'ı canlandırması için kimi seçecekler onu da merak ediyorum hani. Ama en iyisi Adrian'ın hayal gücümde canlanması. Ah ah! Adrian gibisi zor gelir bir daha. (Oysa ki bu konuya hiç değinmemem gerektiğini kendimi hatırlatmıştım. -,-)
Uzun ve bolca saçmaladığım bir yorum oldu farkındayım.  Şimdilik hoşçakalın. Bol kitaplı günler. :)






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder