7 Eylül 2015 Pazartesi

Cinder | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Cinder bir çırpıda okundu ve bitti. Ciddiyim sadece iki oturuşta bitirdiğim bir kitap oldu. Aslında Cinder ilk çıktığında adeta ışınlanırcasına D&R'a gitmiştim ve kitabı büyük bir hevesle okumuştum. Beğenmiştim de hani. Ama nedendir bilinmez serinin ikinci kitabı olan Scarlet'ta elimde bulunmasına rağmen onu okumamıştım. Daha sonraysa Cress'in çıkmasını falan beklerken Cinder'daki olayları epeyce unutmuşum. Bunun için seriye devam etmek ve unuttuğum olayları hatırlamak adına Cinder'i baştan okudum ve yine çok beğendim. Hatta ne gariptir ki ilk okuduğum zamandan daha bile çok beğendim. Üstelik kitabın Yeni Pekin'de geçmesi çok hoşuma gitti. Kitap hakkında söyleyecek çok şeyim var ancak önce bi kısaca konusuna da değinmek istiyorum.


Cinder (ella) sayborg bir mekanik ustasıdır. Cinder 11 yaşındayken bir sayborga dönştürülmüştür. Yani geçirdiği bir kaza sonucu kullanamadığı uzuvlarının yerine makinalar konulmuştur. Vücudunun yaklaşık yüzde 36 'sı sayborgdur yani makinedir de diyebiliriz. 

Cinder sayborg olmadan önceki geçmişi hakkında hiçbir şey hatırlamamaktadır. Üstelik onun hakkında bilgiye sahip tek kişi yani onu evlat edinen üvey babası da uzun yıllar evvel ölmüştür ve Cinder , onu hiç sevmeyen , hatta ondan tiksinen üvey annesiyle beraber yaşamaktadır. İki tane de üvey kız kardeşi vardır. Bu üvey kardeşlerden büyük olan da annesi gibi Cinder'ı aşşağılayıp , ondan iğrenmektedir. Küçük kız kardeşiyse Cinder'in tek arkadaşıdır. Ancak bir gün bu küçük kız kardeş , Yeni Pekin'i kasıp kavuran vebaya yakalanır. (Bu spoiler değil.) Bir yanda bu sorunu varken bir yanda Yeni Pekin'in veliathı Prens Kai vardır. Cinder ona gönlünü istemese de kaptırır. Ama bu doğal değildir çünkü Cinder , normal bir insan değildir. Bir diğer yandaysa dünyayı tehtid eden Ay Kraliçesi Levana vardır. Levana'nın tek amacı Prens Kai ile evlenip önce Yeni Pekin'e sonra da tüm dünyaya hükmetmektir. Üstelik özellikle Ay Kraliçesi başta olmak üzere bütün ay insanlarının özel bir gücü vardır. İnsanlar üzerindeki biyoelektriğe hükmederek insanlara istedikleri şeyleri yaptırabilip , istediklerini düşündürebilmektedirler. Levana'ya karşı gelebilecek tek kişiyse yıllar önce kraliçenin öldürmeye çalıştığı minik prenses Selene'dir. Ancak prensesin yaşayıp yaşamadığı bile bilinmemektedir.
Ben zaten böyle masal uyarlamalarına bayılırım. E haliyle bu kitabı da çok sevdim. Hatta eğer gerçekten emek verilerek , kitaba bağlı kalınırsa güzel bir film yapılabileceğini bile düşünüyorum ki zaten sanırım film olması yönünde de bazı adımlar atılmış. ( Ya da dizi. Tam olarak bilmiyorum cahilliğimi mazur görün artık. -,-)  Üstelik kitap gelecekte geçiyor. Kurgunun harikalığına bakar mısınız ? (Ve ben kitabı öve öve öve bitiremem. Benim yine fangirl modlarım. -,-)


Solda gördüğünüz resim kitabın orjinal kapağı. Sağda gördüğünüzse uyarlanmış ve mahvedilmiş kapak. Evet başta çok küçük bir değişim gibi görülebilir ancak o küçük değişimler bile gözüme acayip batıyor. Keşke tam anlamıyla orjinal kapağı kullansalarmış.
Hatta kitap bitince hızımı alamayıp Scarlet'a başladım. O da bi çırpıda biticek gibi. 
Şimdilik hoşçakalın. Bol kitaplı günler. :)















Hiç yorum yok:

Yorum Gönder