2 Eylül 2015 Çarşamba

Çarpık Evdeki Cesetler | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Uzun zamandır Agatha Christie okumuyordum. Açıkçası üstadımı okumayı özlemişim. Agatha Christie benim için her zaman bir numara olarak kalacak. Kitabı az önce bitirdim ve açıkçası küçük çaplı bir şok geçirdim. Yani tamam, hiçbir zaman (evet malesef hiçbir zaman -,- ) Agatha'nın romanlarında  katilin kim olduğunu doğru tahmin edemiyorum ama bu sefer en beklemediğim kişi çıktı. Ciddiyim. Aklımın ucundan bile geçmeyen biri asıl suçlu çıktı. Hala kendime gelemedim. Neyse önce bir konusundan bahsedeyim. Leodinas Ailesi'nin reisi , büyükbaba Aristide zehirlenerek bir cinayete kurban gider. Delillerse katilin malikaneden biri olduğunu gösterir. Cinayeti çözme göreviniyse  Sophia'nın nişanlısı Charles Hayward üstlenir.





''Bazen biri hakkında bir yargıya varıyorsun, ama sonra görüyorsun ki bu kesinlikle yanlış, gerçek bunun tam tersi.''


Gerçekten zekice kurgulanmıştı. Son kısımda olayın iç yüzü açıklanana kadar katilin kim olduğunu tam anlamıyla çözememiştim. Tabi tahminlerim vardı ama bir klasik olarak yine boş çıktı. Normalde polisiye romanları okumaktan (hele hele içinde otopsi bölümleri geçiyorsa) hiç hoşlanmam. Ancak Agatha Christie'nin oluşturduğu kurgu ve karakterler beni kendine öylesine bağlıyor ki, kitap bitmeden elimden bırakamıyorum. Ayrıca Agatha Christie'nin genel olarak tüm romanlarını okurken oldukça eğleniyorum. Yazar, bu romanını en başarılı romanlarından buluyormuş. Bense Agatha'nın hiçbir romanını diğerinden ayıramıyorum ama bu kitabında bir şeyler eksikti. Belki de romanda Hercule Poirot'un veya Miss Marple'nin bulunmaması bende bu eksiklik hissini oluşturmuştur. Bilemiyorum. Ama yine de okumaktan büyük keyif aldım ve kesinlikle öneririm. Aslında Agatha Christie'nin tüm kitaplarını gözü kapalı öneririm. (Yine fangirllüğüm tuttu -,-) Neyse şimdilik hoşçakalın. Bol kitaplı günler. :)




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder