25 Eylül 2015 Cuma

Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Öncelikle hepinizin Kurban Bayramı'nı en içten dileklerimle kutlarım. Daha nice hayırlı bayramlara inşallah. 
Sonrasında kitabımıza geçecek olursam ; Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları kesinlikle okuduğum en ilginç kurgulu romanlardan biriydi. Yazarın özgün bir kurgu oluşturmasını çok beğendim. Tabi kitapta bazı eksiklikler de yok değildi ama onlara birazdan zaten değineceğim. Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları'nı çok uzun zamandır okumak istiyordum ancak Sayfa6 Yayınları'ndan çıkan baskısı tükenmişti. Arkadaşlarımla beraber yayıneviyle irtibat kurduğumuzdaysa , yeni basımın olmayacağı söylenmişti ve gerçekten çok üzülmüştüm. E haliyle İthaki Yayınları kitabı yeniden basacağını duyurduğunda sevinçten havalara uçtum. Yani gerçek anlamda yerinden hoplamaktan bahsediyorum. (Allah'tan evdeydim. -,-) Kitabın basımı zaten kusursuz. Gerçekten edindiğim ve gördüğüm en harika basımlı kitaplardan biri ve çevirisi de gerçekten çok başarılı. Bu yüzden İthaki Yayınlarını tebrik ediyor ve teşekkürlerimi sunuyorum.

Konusuna değinecek olursam ; kitabımızın anlatıcısı Jacob. Hikayemiz dedesinin Jacob'a gizemli hikayeler anlatmasıyla başlıyor. Bu hikayelerde dedesi küçüklüğünde canavarlardan kaçtığından ve özel güçlere sahip bir grup tuhaf çocukla adadaki bir yetimhanede yaşadığı maceraları anlatıyor. Sonrasında gelişen birtakım trajik olaylar sonucunda Jacob ve babası bu gizemli adaya yolculuğa çıkıyorlar ve Jacob Bayan Peregrine'in yetimhanesini aramaya koyuluyor. Bir hayli ilginç şeyler de buluyor ama onları okuyup da kendiniz görün artık. Sanırım spoiler vermeden en iyi bu şekilde özetleyebilirdim. Kitabımız 'fantastik' kategorisinde sınıflandırılsa da bana fantastik unsurlar bakımından zayıf geldi. Evet içinde birtakım paranormal unsurlar vardı ama fantastik kurgulu bir kitaba oranla basitti. Hatta kitabın ilk yarısında , ben kurguyu tam anlamıyla anlayamadım bile. Ve itiraf etmek gerekirse ilk yarıda biraz da bunaldım. Ancak kitabın diğer yarısında gelişen olaylar ve kitaba  eklenen karakterler beni kitaba bağlamayı başardı. Ana karakterin bir çoğunu genel olarak sevdim. En azından tutarlı karakterlerdi. Hortlak diye adlandırılan yaratık- insan karışımı canlılar açıkçası biraz midemi bulandırdılar ama tabi ki bu herkeste aynı etkiyi oluşturmayabilir. Büyük ihtimalle benim hassaslığımdandır. 

Kitabın içindeki resimlerin koleksiyonculardan toplanmasıysa çok ilgimi çekti. Yazarın fotoğraflar üzerinden bir kurgu oluşturmasını birazcık zorlama bulsam da aynı zamanda çok da yaratıcı buldum. Bilemiyorum , kitap bana böyle ikilemler de yaşattı işte. Yazarın ilk kitabı olması dolayısıyla başlarda acemiliği biracık gözüme çarptı ancak olayların içine girdikçe kitap daha akıcı bir hal aldı. Kitabın sonu biraz aceleye gelmiş gibi geldi ancak onun haricinde beni haliyle merakta bırakmaya da yetti. Seriye devam etmeyi düşünüyorum. Ayrıca kitabın beyaz perdede gösterimini de iple çekiyorum. Gerçekten özenle hazırlandığı takdirde kitabı gibi haliyle ilginç ve keyifli bir film olabileceğini düşünüyorum. 
Şimdilik hoşçakalın. Bol kitaplı günler. :)






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder