13 Ağustos 2015 Perşembe

Sissoylu - Son İmparatorluk #1 | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Sissoylu bittiğinden beri kendime gelemedim. Açıkçası bu post'u nasıl yazacağımı da hiç bilmiyorum ya neyse artık. Öncelikle şunu söylemeliyim ki Brandon Sanderson gerçek bir üstat. Kendisi bundan sonra kesinlikle favori yazarlarım arasında. O nasıl bir hayal  gücüydü öyle? Önünde saygıyla eğilmek gerek doğrusu. Söylediğim bunca tantanadan sonra kitaba bayıldığımı da zaten anlamışsınızdır. Kitap devasa boyutta olmasına ve kitabı okurken arada 3 kitap daha bitirmeme rağmen 8 gün gibi kısa bir sürede bitti. Şimdi düşündüm de, gerçekten hunharca okumuşum. Aman maşallah, maşallaah ^-^
Konusuna değinirsem; dünya Lord Hükümdar adında bir despot tarafından yönetiliyor. Bu hükümdarın ölümsüz olduğu biliniyor ve insanlar ona boyun eğmiş durumdalar. Bir de insanlar arasında sınıf ayrımı var. Skaa'ların hiçbir değeri yok. Sadece çalışmaları için kullanılıyorlar. Onlarda bu duruma o kadar alışmışlar ki hiçbir şeyi sorgulamıyorlar. Bir de onları kullanan asiller var. Her şeyden bir haber olan bu kesimin hiçbir şey umurlarında değil. Tek yaptıkları balodan baloya koşup içten içe birbirlerinin kuyusunu kazmaya çalışmak. Ama yine de umut var. Hathsin firarisi Kelsier bir isyan planlıyor. Bu zamana kadar eşi benzeri görülmemiş , gerçek bir direniş. Bu isyanı başlatansa başlarda sadece bir avuç insandan oluşan bir çete. Bir de sokak çocuğu Vin. Ama yine de ellerinde umutları var.


Yaratılan Dünya 'da gökyüzü kıpkırmızı ve geceleri etrafı sisler sarıyor. Ağaçlar çok büyük bir lüks ve renkleri de kahverengi. Oluşturulan Dünya'ya hayran kaldım açıkçası. Bir de melezler var. Bu melezlerin - skaa ve asil soylu - bazı güçleri var. Bu melezler belli alaşımları içerek belirli güçlere sahip oluyorlar. Bu melezlere de Sissoylu deniliyor. Çok güçlü oldukları için doğmalarına izin verilmiyor. 

Demir: Yakınlardaki metalleri çekiyor. (Yalpacı)
Çelik: Yakınlardaki metalleri itiyor. (Sikkeci)
Kalay: Duyuları güçlendiriyor. (Kalaygöz)
Lehim: Fiziksel becerileri güçlendiriyor. (Lehimkol/Haydut)
Pirinç: Duyguları teskin eder. (Teskinci)
Çinko: Duyguları körükler. (Körükçü)
Bakır: Allomansi'yi -metal yakma yeteneği- gizler. (Dumancı)
Tunç: Allomansi'yi açığa çıkarır. (Arayıcı)

 Dİğer Terimler :
Siskan : Bu 8 metalden sadece birini kullanabiliyorlar.
Sissoylu : 8'ini birden kullanabiliyorlar.

Vin ve Kelsier'de birer sissoylu. Vin bir sokak çocuğu. Abisinden durmadan şiddet görmüş olmasına rağmen onu bırakmamış. Ancak bir gün abisi onu bırakınca bir hırsız çetesinde itilip kakılmaya başlar.

Kelsier ise Hathsin firarisi. Daha önceden isyan başlatmaya çalıştığı için karısı Mare ile beraber Hathsin isimli çukurlara sürgün edilir. Mare ölünceyse kopar. Yani sissoylu özellikleri açığa çıkar ve çukurlardan kaçar. İkinci kez , çok daha büyük bir isyanın hazırlıklarına başlar. Daha sonraysa yolu Vin ile kesişir ve onu da küçük grubuna dahil eder.

Bu küçük grubun arasındaki dostluğu çok sevdim. Vin , grup üyelerinin aralarındaki bu güvene başta inanamamıştı. Açıkçası ben bile inanamadım. Bir de o sokaklarda büyümüş , o ne yapsın ? -,-


Son kısımdaysa ağzım bir karış açık kaldı. Kitapta zaten baştan sona kadar olaylar hiç durulmuyordu. Gerek kurgusunu , gerek karakterlerini , gerekse çeviriyi çok çok çok fazla beğendim. Serinin diğer kitaplarının çevrilmesini dört gözle bekliyorum. Sakın kitabın ebatından korkup okumaya çekinmeyin. Siz ne olduğunu anlamadan bitiveriyor. Hatta bitsin istemiyorsunuz ama bitiyor işte. -,-
Filmi çekilse harika olur diye düşünüyorum. Ama şöyle kaliteli bir yapım olması kaydıyla çekilmeli. Aksi taktirde gümbürtüye giden bir film olması kitabı saygısızlık olur. Resmen kitapla aşk yaşıyorum. Neyse şimdilik hoşçakalın. Bol kitaplı günler. :)











Hiç yorum yok:

Yorum Gönder