5 Temmuz 2015 Pazar

Gölge ve Kemik | Kitap Yorumu


Bu seriye başlamayı asırlardır düşünüyorum ama nedendir bilinmez daha yeni başlayabildim. Aslında başlarken çok da büyük beklentilerim yoktu ama beklentimin olmamasının benim yararıma olduğunu düşünüyorum. Kitapta yazarın oluşturduğu dünyayı farklı buldum ve gerçekten sevdim ama bir şeyler eksikti. Yani sanırım olay akışı fazla hızlı geldi. Yani saray hayatına uzun uzun değineceğine Karanlıklar Diyarı'na daha fazla değinebilirdi diye düşünüyorum. 



Ayrıca Alina karakterini pek sevemedim. Tamam hepimizin bazı zamanlarda kendini küçük gördüğü ya da kötü hissettiği bunalımlı zamanları olmuştur ama bu kız bunu hayat felsefesi haline getirmiş. Kitap boyunca 'kızım kendine acımayı bırakıp dünyayı kurtarsan' deyip durdum. Ayrıca Alina gerçekten kararsız biriydi ve sanırım serinin ilerleyen kitaplarında kızımızın kararsızlıkları artacakmış. Hadi bakalım. -,- Ayrıca Malyen'de dengesiz biriydi. Neyse bütün bunları geçelim çünkü biraz daha devam edersem duramayacağım. Ama şunu da söylemem gerek ki bütün bunlara rağmen karakterlerden nefret etmiyorum. Bir de Karanlıklar Efendisi var. Onu söylemeden geçmek olmazdı sanırım . İsmi biraz zorlama geldi bana ama yine de gizemli bir havası olduğu da bir gerçek. Karanlıklar Efendisi'nden başlarda etkilendiğimi kabul ediyorum ama sonlara doğru acayip soğudum. Adam böyle bir çirkinleşti bir şey oldu. Okuyunca belki bana hak verirsiniz, bilemeyeceğim.

Bu kadar konuştum konuştum da konuya değinmedim. Alina ve Malyen beraber büyümüş yetimler. Birbirlerinden başka kimseleri yok. Hikaye bu ikilinin çocukluğunda başlıyor ve başta Tanrısal bakış açısı kullanmılmış. Sonra Alina karşımıza bir genç kız olarak çıkıyor ve hikayeyi anlatmaya devam ediyor. Kitapta kast sistemi gibi bir şey vardı. En üst basamakta Grisha isimli özel güçlere sahip muhafızlar var. Bir gün Alina 'nın Güneş'in Elçisi olduğu anlaşılıyor ve alina istediğini sandığı her şeye bir an da sahip oluyor. Tabi bazı bedelleri ödemek şartıyla.
Ne bileyim Alina'yı hiçbir zaman kahraman olarak göremedim. Yani kız fazla nazlıydı. Şöyle dediğim dedik , gözü kara bir tip değildi. İleriki kitaplarda kendine gelmesini umuyorum.
Seriye ölüp biten kesim büyük çoğunlukta olmasına rağmen sanırım ben onlardan biri değilim. Yine de seriye başlamanızı tavsiye ederim. Dediğim gibi kitabbın kurgusu özgündü ve bunu sevdim. Belki siz benim aksime karakterleri çok sevebilirsiniz. Şimdilik hoşçakalın. Bol kitaplı, güzel günler. :)









Hiç yorum yok:

Yorum Gönder