29 Haziran 2015 Pazartesi

Narnia Günlükleri Aslan , Cadı ve Dolap | Film Yorumu

Herkese merhaba. :)
Bu aralar yaşadığım (ve tüm ev halkının da doğal olarak yaşadığı ) internet problemi dolayısıyla moralim bozulmuştu. Yani tatildeyim ve internetin yok yere gitmesi yüzünden bütün planlarım alt üst oluyor. Kim sinir olmaz ki ? -,-
Neyse internetin sürpriz bir şekilde gelişiyle moralimi düzeltmek için Narnia Günlükleri'nin ilk filmini bir daha izledim. Bu serinin filmlerini kaç defa izledim inanın artık bilmiyorum ama izlemeye doyamıyorum. Kitaplarının
hepsini henüz daha okuyup seriyi tamamlayamadım ama en kısa zamanda seriyi tamamlamayı da çok istiyorum. Bu serinin kitapları da filmleri de harika. Aslında Narnia Günlükleri'ni bilmeyeniniz yoktur artık sanırım. Yani sonuçta bir efsaneden bahsediyorum ama filmlerini izlemediyseniz mutlaka izlemenizi tavsiye ederim. O kadar harikalar ki.



Zaten bir çoğunuz konusunu biliyorsunuzdur ama ben yine de eğer kısa bir özet geçersem ; hikayemiz 1940'lı yıllarda savaş zamanında geçiyor. Pevensie Kardeşler anneleri tarafından , savaşta zarar görmemeleri için yaşlı bir profesörün taşradaki malikanesine gönderiliyorlar. Kardeşlerimiz : Lucy , Susan , Edmund , Peter. Bir gün kardeşlerimiz bir dolaptan paralel evren olan Narnia'ya geçiş yaparlar ve efsaneyi başlatırlar. Narnia Ülkesi , Beyaz Cadı tarafından sonsuz bir kışa mahkum edilmiştir ve buna son verecek kişiler bu dört kardeştir. Sonrasında bu dört kardeş , Aslan ve iyi kalpli yaratıklar Narnia'yı kurtarmak için üstlerine düşeni yapacaklardır.
Başta da belirttiğim gibi film de kitapları da harika. Kitapları ' çocuk kitabı ' diye söz edilip aslında 'çocuk kitabı ' olmayan ama büyük küçük her yaştan okuyucuya sahip olabilecek kitaplardan. O yüzden okuyup okumama konusunda da aklınızda şüphe olmasın bence. Filmlerini de kitaplarını da gönül rahatlığıyla öneririm. Şimdilik bu kadar. İnternetinizin gitmediği ve sinir krizi geçirmediğiniz huzurlu günler. *-*






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder