13 Haziran 2015 Cumartesi

Jurassic World Film Yorumu

Herkese merhaba. :)
Bu sefer bir film yorumuyla karşınızdayım. Aslında bu filme gitmeyi planlamamıştık ama yine de gitmemiz iyi olmuş. :D
Dediğim gibi aslında Avengers 2 filmine gitmeyi planlıyorduk ama film bizim gittiğimiz günden 1 gün önce gösterimden kalktığını öğrendiğimiz an kelimenin tam anlamıyla yıkıldık.





Aslında filmin ilk yarısı baya baya sıkıcıydı hani. Ben puanımı çoktan vermiştim bile ama ikinci yarısında bi aksiyonlar , bi bişeyler oldu ki toparladı. Aslında filmin adını bile  girdikten sonra izlerken öğrendim. -,- Aman canım neyse ne işte. Hem ben kendimi o filme hazırlamamıştım ki yani. -,-
Şimdi içeri girdik , Allah Allah salonda az kişi var. İşte şimdi kalakaldık dedik. Kimse gelmediğine göre bizim beklenti falan düştü tabi. Allah'tan sonraları salon biraz doldu. 
Konusuna değinirsem ; Kosta Rika yakınlarındaki Pasifik kıyılarında kurulu olan Isla Nublar adası, bundan tam 22 yıl önce Jurassic Park hikayesinin başlangıcına ev sahipliği yapmıştı. John Hammond'ın tasarladığı sıradışı park projesi, yıllar sonra hayata geçirilir ve böylece dinozor temalı, tam teşekküllü bir park ortaya çıkar. Ne var ki Jurassic World adındaki bu parkın sahibi Simon Masrani ve yardımcıları için, yıllar içerisinde azalan ziyaretçi sayısı çok büyük bir soruna dönüşür. Bu nedenle ziyaretçilerin ilgisini artırmak amacıyla riskli bir planı uygulamaya koyarlar. Simon Masrani'nin sahibi olduğu şirket, parktaki dinozorların genlerinden yeni bir dinozor türü yaratmaya karar verir. Ancak bu plan, ada sakinlerinin hayatını tehlikeye atacak ciddi bir tehditle sonuçlanır.


Filmin konusu falan da epey ilginçti şimdi. Düşünsenize dinozorların dibine kadar gidebiliyorsunuz. Yani bence çok havalı. :D


Oyuncularda çok havalıydı şimdi. Özellikle Owen Grady , Allah Allah yani. Adam resmen dinozorları eğitiyordu. Böyle baya baya kafeslerine giriyordu. Keşke o dünyaya gidebilsem de diyor insan içten içe hani. Ama tabi o dinozorların sizi yemek istemesi kısmını çıkarırsanız. -,-
Hele Claire'nin topuklu ayakkabıları efsanelikti. Hani tamam kadın o kadar koşturdu etti bi ayağından çıkarmadı dayanıklı kadınmış diyorsunuz ama yani o topukların o koşuşturmacaya dayanması imkansız hani şimdi gerçekçi olursak. Ama önerebileceğim , zevk alınarak izlenebilecek bir filmdi.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder