30 Mayıs 2015 Cumartesi

Karanlık Zihinler | Kitap Yorumu

 Herkese merhaba. :)
Şu an karmaşık duygular içerisindeyim. O nasıl bir kitaptır , o nasıl bir sondur öyle ? Hayır yani bu yazarın amacı ne ? Okuyucuları meraktan çatlanmak falan mı ? Neyse lafı fazla uzatmadan yorumuma geçiyorum. Karanlık Zihinler dün gece itibariyle bitmiş bulunmakta. İtiraf etmem gerekirse kitabın ilk yarısında ortalama düzeyde olduğunu düşünmüştüm ve açıkçası ne yalan söyleyim pek etkilkenmemiştim bile. Hatta arkadaşım benden biraz önce başlayıp tam ben okuduğum sırada bitirmişti ve kitabın güzelliğinden söz ediyordu.
Ben de Allah Allah ne var acaba bu kitapta bu kadar diye düşünmeden de edememiştim. Ama özellikle kitabın yarısından sonra böyle bir şeyler oluyor bir şeyler oluyor ki kitabı elinizden bırakamıyorsunuz. Abartısız söylüyorum ki bu yıl okuduğum en iyi kitaplardan biriydi. Hatta biraz daha ileriye gidiyorum ama belki de bu yıl içinde okuduğum en iyi kitaptı. Gerek kurgusu , gerek karakterleri falan tam yerindeydi. Kitabın yarısından sonra gelen ama spoiler vermekten korktuğum için şu an ismini yazmaktan çekindiğim bir karakterimiz içimde var olduğunu bile bilmediğim sadist ruhlu bir İlkay'ı ortaya çıkardı. -,-


Allah'ım o nasıl bir sevimsizlik , nasıl bir gıcıklıktır öyle ? Boğup atasım geldi. Hatta sinirden yerimde duramadım. Kitabın son kısmındaysa zaten kendimden geçtim ama detaylara inmeyeceğim çünkü bu mükkemmel kitabı herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum , o yüzden siz de bir an evvel alıp okuyun derim. Zaten D&R'de 10 TL'ydi en son. Yani ben ve arkadaşım oradan almıştık. Şu an için indirim devam ediyor mu bilmiyorum ama eğer ediyorsa bir saniye bile zaman kaybetmeyip hemen alın derim. Konuya da değinmem gerekiyor biraz ama bu konu şimdi nasıl anlatılır onu düşünüyorum kara kara. Çünkü hani anlatılmaz yaşanır diye bir söz vardır ya bu kitap da benim tabirimle ''anlatılmaz okunur.'' Neyse ama basitçe ve spoiler vermeden özetlersem eğer ; kitap Ruby isimli bir kızımız tarafından anlatılıyor. Kitabın türüyse distopya ama bildiğimiz , en azından benim bildiğim , hiçbir distopyaya benzemiyordu. Şimdi Dünya'da sadece 8-14 yaş grubundaki çocukların yakalandığı bir hastalık salgın gösteriyor. Bu hastalık aslında bir yetenek ama hükümet bunu kontrol altında tutmak için çocukları 'eğitmek'amacıyla , ki bu sadece lafta , topluyor. Sonrasında bir şekilde Ruby , Zu , Liam ve Chubs'ın yolları kesişiyor. Bu çocukları renklere göre gruplara ayırıyorlardı. Bunun mantığını kitabın başlarında açıkçası anlayamamıştım ancak sonraları oturdu. Ama tabi bunu doğru bir şekilde ifade edemem sanırım. İyisi mi siz okuyup kendiniz öğrenin. :)
Serinin devam kitapları umarım bir an evvel çıkar da ben de rahata kavuşurum. Şimdilik hoşçakalın. Bol kitaplı günler. :)



4 yorum:

  1. Aaa İlkay! Blogunun olduğunu bilmiyordum :) Hemen üye olacağım da ziyaretçiler kısmı yok :/ Yan tarafa ekle istersen :) Bu arada benim de blogum var :D http://dusesingunlugu.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
  2. İyiki söyledin canım , ekledim şimdi. Bloğuna üye oldum bile. :)

    YanıtlaSil
  3. Merhaba
    Belki benim bilgisayarımdan kaynaklanıyordur ama yine de söylemek istediğim bir şey var: Yazı karakteri ve renkler gözü çok yoruyor :( Lütfen beni yanlış anlamayın, çok güzel bir yorumunuz var. Ama farklı bir stil seçerseniz, çok daha rahat okunabilir diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  4. Okuyucularımın yorumları benim için çok önemli zaten. Hatta söylemeniz çok iyi oldu. Önerileriniz varsa söylerseniz benim için de çok iyi olur italik ve kalın punto kullanıyorum. Bir de bloğa canlılık katsın diye renkli yazıyorum tabi ki görüşler doğrultusunda değişiklikler yaparım. Bu arada güzel yorumunuz için de çok teşekkürler. :)

    YanıtlaSil