10 Nisan 2015 Cuma

Vampir Akademisi | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Aslında vampir kitaplarına 'artık' genel olarak nedenini bilmediğim bir şekilde ön yargım var. Ama her şeye rağmen bütün ön yargılarımdan arınıp Vampir Akademisi'ni okumadan önce aldığım yorumlar doğrultusunda hevesle okudum. İyiki de okumuşum diyorum çünkü kurgu normal vampir kitaplarında işlenenlerin aksine farklı ve ilgi çekiciydi. 
Rosa bir dampir yani yarı insan ve yarı vampir. Ayrıca bir gardiyan yani bir Moroi'yi koruması gerekiyor ve onun koruduğu Moroi en yakın arkadaşı Lissa. Lissa'yla aralarında dostluktan öte bir bağ var ve Rosa , Lissa'nın düşüncelerini okuyabiliyor. Aslında buna tam olarak düşüncelerini okumak da denemez.Yani Lissa'nın beninin içine girip ne düşündüğünü anlıyor diyebilirim sanırım. Lissa ve Rosa'nın dostluğunu çok sevdim. Strigoi'ler kötü vampirler. Kızlar Strigoi'lerin onları bulmaması için St. Vladimir Akademisinden kaçıyorlar. Taki 2 yıl sonra  Gardiyan Dimitri ve ekibi onları yakalayıp Akademiye geri götürünceye kadar. Kitabın sonunda şaşırmıştım ama neden şaşırdığımı söylemeyeceğim. Okun ve öğrenin. :P



Rosa gerçekten iyi bir anlatıcı. Yazarın üslubu oldukça akıcıydı ve kitap hemencecik bitiverdi. Kapağına gelecek olursak.. Aslında şu an kapağını yorumlamaya başlasam sanırım bir dünya eleştiri yaparım ama kendimi tutuyorum evet. Bende ilk kitabı film kapağı olarak vardı ki en az serinin normal kitap kapakları kadar kötüydü. Ama kitabın kapağının berbatlığına aldanmayıp seriye bir şans vermenizi öneririm. Ve benden size tavsiye eğer önce filmini izlediyseniz , lütfen filme aldanmayın. Film de en azından bana göre kötüydü ama tabi zevkler ve renkler tartışılmaz demişler. -_-  



''Lissa bundan hiç hoşlanmaz,'' dedim. ''Bunu ben de istemem.''
''Evet ama herkes hoşlanmadığı işler yapmak zorunda kalabilir. Hayat bu.''


Filmle kitaptaki karakterler genel olarak uyuşuyordu. (Muhteşem Yaratıklar felaketinden sonra iyiydi yani. -_-) Sadece Dimitri karakterini oynayan oyuncuyu sevemedim. Dimitri kitapta yirmili yaşlarının ortasında ama filmde resmen otuzluların ortalarında veya sonlarında. Kitapla paralel olarak daha uygun birini seçebilirlerdi bence. Ama tabi bu da benim görüşüm. Onun dışında kitaptaki Dimitri'yi gerçekten çok sevdim. 
(NOT: Danila Kozlovski'ye kısa saç kesinlikle daha çok yakışıyor. Adam gençleşiyor valla.)



Özet olarak şans verilmesi gereken kitaplardan biri bence. Eğer sizinde benim gibi vampir kitaplarına karşı ön yargılarınız varsa tabularınızı bu eğlenceli seriyle yıkmanızı öneririm. Şimdilik hoşçakalın. Bol kitaplı, güzel günler. :)






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder