22 Mart 2015 Pazar

Muhteşem Yaratıklar | Kitap Yorumu

 Kitabın Yazarları : Kami Garcia & Margaret Stohl
Sayfa Sayısı : 487
Yayınevi : Epsilon

YORUM


Muhteşem Yaratıklar bitti ve hemen yorumunu yazmak istedim. Zaten listemde olan bir kitaptı ama açıkçası alırsam anca indirimli bulduğumda almayı düşünüyordum. Çünkü okuyanlardan aldığım yorumlar pek iç açıcı değildi. Okuyan arkadaşlarımda sıkılabileceğimi söyleyince çekincelerim iyice arttığı için okumayı ertelemiştim ama kütüphanede dolanırken gözüme bir anda etrafında adeta bir ışık patlamasıyla çarptı ve sanırım çevremdekilerin ilgisini üstüme çekmeyi başararak tabiri caizse kitabın üstüne resmen atladım. Ama duyduğum yorumların aksine beğendiğim bir kitap oldu. Yani aman aman diyebileceğim bayıldığım bir kitap değildi ama gerek kurgusu gerek yazımıyla ilgi çekiciydi. Aslında iki yazarlı 
kitaplara karşı da bir ön yargım vardır ama hazır kütüphanede şans eseri bulmuşken hevesle okudum.
Eğer indirimli bulursam seriyi komple almayı da planlıyorum açıkçası çünkü kitap çok ucu açık bitti. Yani devamının da ilk kitap gibi ilgi çekici olacağını düşünüyorum ama kitabın bazı bölümleri gereksiz uzadığı ve aksiyonsuz olduğu için bazı kısımlarda sıkılabileceğinizi de hesaba katarak alın veya almayın. Kitabın konusundan kısaca bahsedecek olursam ; Lena Duchannes bir Güney kasabası olan Gatlin'de yaşayan yerli halka benzemiyordu ve kasabalılar ona bir ucubeymiş gibi davranıyordu. Bu tavırların Lena'nın dayısının da rolü büyüktü. Onları tuhaf gördükleri için dışlıyorlardı ancak Ethan Wate , Lena'ya tuhaf olduğu için her geçen gün daha çok hayran oluyordu. 


''Güce sahip olan her kişi içinde iki kaynağı birden barındırır. Karanlık ve aydınlık.''


Lena bir büyücü ve 16. yaş gününde aydınlık tarafa mı karanlık tarafa mı geçeceği belirlenecek. Dayısı onun bir Doğal olduğunu yani Aydınlık olduğunu düşünüyor. Ethan'da öyle ama Lena bundan emin değil ve bu yüzden Ethan'dan uzak durmaya çalışıyor. Ama o ne kadar uzak durmaya çalışırsa çalışsın Ethan'la aralarında büyülü bir bağ var ve o bağ Lena'ya yardım edecek.



''Seni bekleyeceğim.
Karanlık olsam bile mi?
Kapkara olsan bile.''


 Bir de kuzeni Ridley vardı. Açıkçası ben Ridley kötü olmasına rağmen onu çok sevdim. Sanırım bunda , filminde Emmy Rossum'un oynaması da büyük bir etken. Ama Ridley her ne kadar kendini kötü göstermeye çalışırsa çalışsın ben , başından beri onun tam anlamıyla Karanlık tarafta olmadığını biliyordum. Kitabın sonundaysa Ethan 17. yaşla ilgili yeni bir kehaneti öğreniyor. Gelecek kitapları da merak ediyorum açıkçası.


Filminiyse geçen yıl kitabı okumadan izlemiştim. Evet bazen merak edince kitabı okumadan filmini izleme huyum da vardır. Ama filmle kitabın alakası yoktu. Film çok vasattı. Bence izlemediyseniz de bir şey kaybetmiş sayılmazsınız. Kitaptaki karakterlerle oyuncular arasında alaka yoktu bir kere. Mesela en basitinden kitaptaki Ethan karakteri 1.90 boylarında bir basketbolcu olmasına karşın filmde resmen kısa bir çocuk oynuyordu. Yine aynı şekilde kitapta Ridley karakteri sarı saçlı olmasına karşın filmde sarışın olmasından geçtim kızıl biri oynuyordu ama o birini çok severim. (Emmy Rossum) 


''On altı ay, on altı yıl,
On altıncı en büyük korkun,
Yıllar boyu dökülen gözyaşlarımı,
On altı kez düşünde gördün..''




Benim okuduğum kitapta film baskılıydı. Aslında film baskılı olmasını sevdim ama oyuncuların kitaptaki karakterlerle en ufak bir alakası yoktu. Dediğim gibi idare eder bir kitaptı ama fazla bir beklentiye girmeden okuyun derim.










Hiç yorum yok:

Yorum Gönder