29 Mart 2015 Pazar

Kurtlara Söyle Eve Döndüm | Kitap Yorumu

Herkese merhaba.:)
Bu kitap hakkında ne yazabileceğimi , nasıl yorumlayacağımı gerçekten hiç bilmiyorum. O kadar güzel ve dolu dolu duygularla yüklüydü ki sanki söyleyeceğim hiçbir şey yeterli olmayacak da kitaba haksızlık edecekmişim gibi hissediyorum. Bu kadar güzel ve merak ettiğim bir kitabı indirimden o kadar ucuza almak çok büyük bir şanstı benim için. Her sayfasına post-it yapıştırmak istedim. İçinde aşkın en saf hali anlatılıyor. En doğal hali. Hayatın içinden kesitler anlatılıyor aslında.
Kitabın anlatıcısı, ana karakterimiz olan June'nin dayısı AIDS hastası birisi ve June dayısına hayran bir kız. Ama bu hayranlığı aşk olarak nitelendiriyor. Yani bana göre durum böyleydi. Çünkü June'un 'aşkı' o kadar masumdu ki. Hastalıklı bir şey değil yani. Dayısının ismi de Finn bu arada. Finn eşcinsel ve Finn'in ablası yani June'nun annesi Finn'in AIDS  virüsünü sevgilisi Toby'den kaptığını düşünüyor. Toby de AIDS hastası. Toby'i de çok sevdim. Zaten kitapta genel olarak Finn'in ölümünde sonra Toby ve June'nin yaşadıkları anlatılıyor. 


''Kaybolan umutların tehlikeli olabileceğini, insanı nasıl da hayal bile edemeyeceği birine dönüştürebileceğini biliyordum.''


Bir de June'nin ablası Greta vardı. Greta dengesiz ve oldukça gıcık görünen bir karakter olmasına rağmen içinde fırtınılar kopan, aynı June gibi yalnız ve hüzünlü bir karakterdi. Sadece bunu yansıtma biçimi olarak saldırmayı seçiyordu. Bazı davranışlarına rağmen onu da sevdim. Çünkü o sadece kötü gözükmeye çalışan bir çocuktu, o kadar. Sevgiye muhtaç ve kardeşini kıskanan bir çocuk. Kitabın sonunu okulda okumuştum ve neredeyse ağlayacak duruma gelmiştim. Böyle acıklı kitapları dışarıda okuma durumu var bir de. Akmaya çalışan göz yaşlarımı birileri görüp yanıma gelmesin diye bin dereden su getiriyorum bazen. Çünkü böyle durumlarda, yani kitaplardaki bir olaya gülerken veya ağlarken genelde insanlar tip tip bakıyorlar -,- 


''Hayır, hayır. Yalnızca dünyanın en mutsuz insanları sonsuza dek yaşamak ister, çünkü hayatları boyunca istedikleri hiçbir şeyi yapamadıklarını düşünürler. Yeterince zamanları olmadığını, hayattan paylarına düşeni alamadıklarını zannederler.''



Kitabın uzun süre etkisinden çıkamayacağım sanırım. Kesinlikle okunması gereken bir kitaptı. En kısa zamanda okumanızı öneririm. Zira çok şey kaçırıyorsunuz. Şimdilik hoşçakalın. 
Bol kitaplı, güzel günler. :)





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder