21 Mart 2015 Cumartesi

Kuralsız film yorumu + Mini kitap alışverişi #1


Bu yazıyı yazmaya ne zaman karar verdiğimi hatırlamıyorum. Tek bildiğim arkadaşımın desteği ve verdiği cesaretle  bloğumu resmi olarak açmam oldu. Şu an buna ben bile inanamıyorum. Sanırım biraz da içimdekileri dökmek ve eğlenmek için bu uğraşa giriştim. Hadi hayırlısı diyelim. Bu arada kitabı okumayanlar spoiler alabilir benden söylemesi.

Saçmalıklarımı bir kenara bırakırsam, bu yazıyı dün vizyona giren ancak benim
bugün gidebildiğim Kuralsız filmi üzerine yazıyorum. Film genel itibariyle güzeldi. Zaten seri de favori serilerimden biri. İlk filmi de başarılı bulmuştum. Bunu da genel hatlarıyla kitaba uygun buldum. Tabi bir kitabın filmi ne kadar güzel olabilirse. Her zaman önce kitapların okunup sonra filmlerin izlenmesinden yanayım ancak filme kitabı okumadan gelenler de vardı ve buna karşın kitap hakkında alakasız yorumlar yapmaları da haliyle asabımı bozdu. Ama neyse deyip
bu konuyu geçersek dediğim gibi film genel hatlarıyla güzeldi ama bazı kısımlar çok kısa kesilmişti. Koca kitabı 2 saate sığdırmanın da kolay olamayacağını biliyorum ama o kısımlar kitabı okuduğumdan mı bilmem gözüme çarptı. 


Mesela Tris'in dürüstlük serumuna karşı direncini çabuk yitirmesi en basitinden gözüme  çarptı. Karakterleri zaten ilk filmde de kafamda tam oturtmuştum ama Tobias'ın annesi olmamıştı. Yani bence gerçekten olmamış. Çünkü bir kere kadın çok gençti yani en azından ben o kadar genç olabileceğini düşünmemiştim. Filmden resimler yayınlanırken de kadının resmini görmüştüm ama o zamanda inanamamıştım açıkçası. Onun dışında filmin üç boyutlu olmasını çok sevdim. Zaten üç boyutlu olduğunu da bilet alırken öğrendiğim gerçeğini hesaba katarsak epey sevinç gösterisinde bulundum sanırım. Filmde de kitapta da Caleb karakterine acayip gıcık oldum. Yani Ansel'i çok severim ama hangi karakteri canlandırırsa canlandırsın severim diyebilirdim ama kitapta ne kadar sinir olduysam filmde de Caleb'in sinsi ve pasif tavırlarına sinir oldum. Zaten sanırım olmamak elde değil. Peter'la ilgili kısımlar güzeldi ve ironi katmıştı. 


Bir de Tris'in saçları var tabi. Sanırım bu  biraz kişisel olacak ama o saçlar neydi öyle ya? Tamam saçını kestirmesi lazımdı ama bari daha biçimli bir şeyler yapsalardı. (ki ben Shailene'in tarzını severim) Filme çok büyük olmasa da bir beklentiyle gitmiştim ki beklentimin sönmesindeki en büyük etken fragmanlardı ama ona karşın hayal kırıklığına uğramadım. Kitapla arasında bazı farklılıklar olsa da güzel bir filmdi. Şimdiyse son filmi bekliyorum ve itiraf etmek gerekirse onun için daha meraklı ve heyecanlıyım. Kitabın sonunda olanlar düşünülürse. Tabi kendimi ''dur daha 1 yıl var bu neyin merakı '' diye sakinleştiriyorum. Size tavsiyem, sadece bu film için değil kitaptan yapılan diğer filmler için de, önce kitabı okumanız. Böylece filmden de kitaptan da daha fazla etkilenebileceğinizi düşünüyorum. 



Aslında lafı fazla uzattım ama bugün film seansını beklerken kitap indirimini görünce kendimi tutamadım ve mini bir kitap alışverişi yaptım. Oysa evde okunmayı bekleyen kitaplarım varken. -,-
Zaten listemde olan kitaplardı. İndirimi görünce de sanırım biraz aşırı bir tepkiyle resmen kitaplara sarılıp herkesin ilgisini üstüme çekmeyi başardım. Özellikle ''Kurtlara Söyle Eve Döndüm'ü '' merak ediyorum. Ama sanırım yeni bir alışverişten önce bugün aldıklarımın da eklendiği evdeki okumam gereken kitapları bitirmeliyim. Sanırım kronik bir kitap alıcısıyım. Bol kitaplı günler :)

NOT : Söylemesem olmazdı, filmin sonunda çalan şarkı çok güzeldi. Linkteki adresten dinleyebilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=iJCc3LL-Fywhttps://www.youtube.com/watch?v=iJCc3LL-Fyw







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder