27 Aralık 2015 Pazar

Yeni Yıl Hedefi (2016)

Herkese merhaba.:) 
İyi kötü bir yılı daha geride bırakıyoruz. (Ancak bu kadar klişe bir giriş yapılabilirdi. -,-) 
Bu yıl nasıl geçti gerçekten hiç anlayamadım.Yıl içinde pek çok konuda kendimi geliştirdiğimi düşünüyorum ki arkaya dönüp baktığımızda bunu görebiliyorsak , önemli olan da bu olmalı bence. Ama bu sıkıcı konuşmaya son vererek asıl konuya yani yeni yılda okuma hedefime geçiyorum.

26 Aralık 2015 Cumartesi

Bu Yılın Enleri | Kitap

Herkese merhaba.:)
Uzun bir Aradan sonra anca bloğuma dönüş yapabiliyorum. Şu sınavlar ömrümü çürüttü , beni yiyip bitirdiler vallahi. Özellikle şu son dönemde iyice bunaldım , ki malum hal böyle olunca kitap okumaya da vakit bulamıyorum. Ama şimdi sizi dertlerimle boğmak yerine artık asıl konumuza geçeyim en iyisi. Yeni yıla sayılı günler kala ben de bu yılın değerlendirmesini yapayım bari dedim ve bu yıl okuyup en çok beğendiğim kitapları , kitaplığımın dağınıklığından bulup çıkardım. (Gerçekten de çok dağınık. -,-) Neyse ortaya bu harikalar çıktı.

3 Aralık 2015 Perşembe

Fırtına | Kitap Yorumu

Herkese merhaba.:)
Geçtiğimiz ay benim için bitirdiğim kitap sayısı anlamında iyi miydi kötü müydü inanın karar veremiyorum. Kasım aynın ilk haftasında 3 kitap bitirip diğer 3 haftasında Fırtına'yı elimde süründürmeyi başardım. Bana kocaman bir alkış. Ama hepsi sınavların suçu. -,-
Bu seriye başlamayı uzun zamandır istiyordum. Özellikle son dönemde de epey bir revaçtaydı zaten. Ben de hazır serinin tüm kitaplarını tamamlamışken başlayayım bakalım , bu seride bu kadar ne varmış dedim. 
Aslında sınavlarımdan dolayı bu kadar yoğun olmasaydım çok daha kısa bir sürede bitirebilirdim Fırtına'yı. Gerçekten de fırtına gibi hıphızlı okunabilir. Yani ilginç bir kurgusu var. Ancak dil ve anlatım yönünden , bana çok da başarılı gelmedi. Tabi bunda çeviri faktörü de etkili olabilir , orasını bilemiyorum. Karakterler falan da iyiydi , hoştu ama pek de ısınamadım. Tam olarak kurgunun neresinde olduğunu çözemesem de bir mantık hatası varmış hissini verdi. 

28 Kasım 2015 Cumartesi

Cumartesi İlk Beş #4 | Favori Kapaklar vol:1


Herkese merhaba. Sınavlar dolayısıyla birkaç haftadır 'Cumartesi İlk Beş' etkinliğini boşlamıştım farkındayım. Hazır sınavlar (çok şükür) bitmişken bu haftanın beşlisini de aradan çıkarayım dedim. Bu haftanın konusu 'favori kitap kapaklarım.' Aslında bunun için sandığımdan çok daha fazla güzel kapaklı kitabım varmış ve hal böyle olunca seçim yapmak da bir hayli zor oldu. Ancak kitaplığı adamakıllı karıştırmadan gözüme güzel görünen ilk beş kitabı toplayıverdim. Neyse seçtiklerime bir göz atalım bakalım.

8 Kasım 2015 Pazar

Kuyucaklı Yusuf | Kitap Yorumu

Herkese merhaba.:)
Bu aralar çok fazla kitap okuyasım var, ki geçtiğimiz ayda bitirdiğim kitap sayısının utancını hala  yaşıyorum,  ama sorun şu ki sınav haftasına giriyoruz ve benim ders çalışmam lazım. (Hüzünlü müzik -,-) Hayır yani, yapacak hiçbir işim olmadığında değil kitap gazete bile okumam şimdi bu yoğunlukta acayip bir okuma hevesi geldi. Gel de sinir olma şu işe. Aman canım okumaktan kimseye zarar gelmez. Neyse konuyu iyice saptırmadan sadede geleyim en iyisi. Kuyucaklı Yusuf'u gerçekten keyif alarak okudum. Üstelik çok kısa bir zamanda bitirdim. Sabahattin Ali'nin üslubunu gerçekten çok sevdim ve diğer eserlerini de okumak için sabırsızlanıyorum. Kitabımızın ana karakteri adından da anlaşılacağı üzere, Yusuf. Yusuf küçük bir çocukken yetim kalıyor ve kaymakam Selahattin Bey tarafından evlatlık olarak yetiştiriliyor. Asıl hikayede bundan sonra başlıyor zaten.

7 Kasım 2015 Cumartesi

Cumartesi İlk Beş #3 | Favori Kitap Çiftlerim


Herkese merhaba.:)
Bütün gün kimya ödevimle cebelleştiğimden bu postu yazmaya anca vakit bulabildim. -,- Ama daha gün bitmedi sonuçta canım. 
Neyse bu haftanın konusu , başlıktan da anlaşılacağı üzere 'favori kitap çiftlerim.' Şunu baştan söyleyeyim , gözüme çarpan ilk kitapları aldım fotoğraf çekmek için. Yani o yüzden bu çiftlerden çok daha öncelikli olanları gözden kaçırmış olabilirim. Ama yine de esaslı çiftler seçtim bence. 

Ölü Ozanlar Derneği | Kitap Yorumu

Herkese merhaba.:)
Ölü Ozanlar Derneği'ni ilk kez yıllar önce, sınavım için okumuştum ve çok beğenmiştim. O zamandan beri de sayısız kere okumuşumdur. Ve her okumamda kitabın bambaşka bir yönünü görüyorum. Beni derinden etkileyen sayılı kitaptan biri oldu. Dün gece de ne okuyacağıma karar veremediğim zamanlardan biriydi ve gözüme bir anda Ölü Ozanlar Derneği çarptı. Kitabı bir gece de bitirdim , ki zaten 160 sayfa, incecik bir kitap. Ama buna rağmen sayısız post-it'le doldu. İnsana hayatın mucizeleri beklemek için çok kısa olduğunu kavratıyor. Anı yaşamanın anlamını benimsetiyor bir anlamda. 

5 Kasım 2015 Perşembe

Kördüğüm | Kitap Yorumu

Herkese merhaba.:)
Kördüğüm'ü çok uzun zamandır okumayı istiyordum ancak nedendir bilinmez, almayı hep erteliyordum. Hep başka önceliklerim oluyordu sanırım. Ama keşke olmasaymış. -,- Kitabı geçen ay D&R'nin 9.90 kampanyasından almıştım. ( Ve okumayı yine bekletmişim görüldüğü üzere.)
Kitabı aldığımda konusuyla ilgili hiçbir fikrim yoktu. Sadece bende herkes gibi kapağına vuruldum. Ayrıca kapağı da içeriğiyle bağlantılıymış ve bu da çok hoşuma gitti. Küçük bir detay olsa da böyle küçük farklılıkları seviyorum. Onu bunu bırakıp kitabın konusuna değinirsem eğer, kitabımız akıl hastanesinde başlıyor. Naomi'nin kendi karanlığında kaybolduğu yerde. Naomi , oraya nasıl düştüğünü anlatıyor, duygularını açıyor kitap boyunca. Zaman zaman geçmişine gidiyoruz, zaman zaman da bugünün de yaşadıklarına geri dönüyoruz. 

1 Kasım 2015 Pazar

Yaz Kılıcı - Rick Riordan | Kitap Yorumu

Herkese merhaba.:) 
Rick Riordan'ın yeni bir seri yazdığı haberini aldığımdan beri bu kitabı okumayı delicesine istiyordum ve sonunda muradıma ermiş oldum. Kitabı beğeneceğimi daha okumaya başlamadan önce bile biliyordum ancak Percy Jackson kadar sevebileceğimi sanmıyordum. Her ne kadar Percy'nin bende yeri ayrı olsa da Magnus da en az Percy kadar sağlam bir karakterdi. İskandinav mitolojisi başlarda bana biraz karışık gelse de sonraları beni bir hayli içine çekmeyi başardı açıkçası. İnsan ister istemez Rick Riordan'ın yazdığı diğer serilerle kitabı karşılaştırıyor ancak daha serinin başlangıcı olmasına rağmen kitabı çok sevdim. Hatta bu yılın favorileri arasında şu an için aday bile oldu diyebilirim.

31 Ekim 2015 Cumartesi

Cumartesi İlk Beş #2 | Nefret Edilesi Kitap Karakterleri



Herkese merhaba.:)
Bu cumartesinin konusu , nefret edilesi kitap karakterleri. Aslında bu hafta için favori yazarlarım başlığını yapmak istemiştim ancak zaten geçen hafta favori kitaplarımı gösterdiğimden ve favori yazarlarımda o kitapların yazarlarıyla hemen hemen aynı olacağından , bu hafta nefret ettiğim , içimdeki caniyi ortaya çıkaran kitap karakterlerini göstermek istedim.


30 Ekim 2015 Cuma

Neler Yapıyorum? #1

Herkese merhaba.:)
Bu aralar yeniden günlük tutmaya başladım. Ama bu bildiğimiz şunu yaptım bunu yaptım vs. şeyleri yazdığım bir günlük değil. Daha çok duygularımı yazıyorum diyebilirim. Yani her güne ait hedefler belirliyorum ve o güne özgü bir söz yazıyorum. Bunu yapmayı herkese öneririm. İnsanı acayip rahatlatıyor. Kendi kendinizin terapisti oluyorsunuz bir anlamda. Bana gerçekten çok yararı olan bir yöntem oldu bu günlüğümsü defteri tutma işi. (Tam olarak günlük olmadığından buna ne isim vereceğimi bilemedim.)

28 Ekim 2015 Çarşamba

Umutsuz | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Bildiğiniz üzere bu aralar kitap okuyamamaktan şikayetçiyim. Hal böyle olunca da bana hitap edecek , şöyle adamakıllı , başından kalkmadan okuyabileceğim bir kitap bulmakta haliyle zor oluyor. Bu aralar canım ne fantastik , ne klasik , ne de gerçek kurgu okumak istiyordu. Şöyle yeri geldiğinde beni hüzünlendirecek , yeri geldiğinde gülümsetecek , romantik , sımsıcak bir kitap arıyordum. Aradığımı Umutsuz'la buldum sayılır. Kitabı genel olarak gerçekten çok beğendim. Ancak tek şikayetim, bu aralar romantik okumak istesem bile kitabın bana aşırı romantik gelmesi oldu. Bu benden mi kaynaklıydı artık orasını bilemiyorum ama bazı yerlerdeki aşk böcekliği beni benden aldı. Ama buna rağmen okudum , okudum  ve okudum. Sonra gözlerim doldu ve neden diye sorup durdum kendi kendime. Aslında yazara kırıldım Sky adına. Bu genç yaşında yaşadıkları adına. Ama bütün bunları bir kenara bırakıp , her şeyi birbirine daha fazla karıştırmadan kitabımızın konusuna değinmem gerek artık sanırım.

25 Ekim 2015 Pazar

Kitap Alışverişi #9

Herkese merhaba.:)
Her zaman söylediğim gibi yazarken bile beni mutluluktan havalara uçuran bir postla karşınızdayım: kitap alışverişi. Yaklaşık 1 aydır , hatta belki de daha uzun bir  zamandır kitap almıyorum. Ki bu benim için hiçte küçümsenecek bir şey değil yani. Mutlaka bir yerde gözüme indirim falan çarpar ve ben kitap almama sözümü bozarak yeni kitap alırım. Yani benim klasik senaryom böyledir. Ama bunu biraz biraz kırdım gibi bakalım. Yine de bu alışverişten sonrada bir süre kitap almayı düşünmüyorum. Yani umarım. Söz konusu ben olduğumda kesin bir şey de söyleyemiyorum. Neyse yeterince saçmaladım. Kitaplara geçeyim artık en iyisi.

24 Ekim 2015 Cumartesi

Cumartesi İlk Beş #1 | Favori Beş Kitabım



Herkese merhaba.:)
'Cumartesi İlk Beş' başlığıyla her cumartesi bir konu üzerinden beş favorimi göstereceğim. Bu haftanın konusuysa favori 5 kitabım. 
Aslında bu etkinliği daha önceden pek çok blogerda görmüştüm ve ben de uzun zamandır yapmayı istiyordum. Kısmet bu güneymiş diyelim.
Favorilerime geçersem ; sadece Hobbit'i geçen yıl okumuşum. Onun dışında bu yıl gerçekten harika kitaplar okuduğumu fark ettim.

20 Ekim 2015 Salı

Sessizliğin Müziği | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Okul açıldığından beri sinir bozucu bir şekilde kitap okuyamama sorunu yaşıyorum. Ama yine de allem edip kallem edip bu ayın ikinci kitabını geçtiğimiz günlerde bitirebildim. Görüyorsunuz ya yorum yazmaya bile vaktim olmuyor. -,- Neyse bütün bu sinir bozucu durumları bir kenara bırakıp kitabımıza dönersem ; kitabımız Kralkatili Güncesi Serisi'nin ek kitabı. Serideki olaylardan bağımsız ayrı bir hikaye olsa da , kitap Kralkatili Güncesi serisinden Auri'nin yaşamını anlatıyor. O yüzden nasıl olsa seriden bağımsızmış diyerek seriyi okumadan bu kitabı okumanızı önermem. Aksi halde kitabı anlamama olasılığınız gerçekten çok yüksek. Kitabı okuyanlardan gördüğüm yorumlar kadarıyla kitap , okuyucular tarafından pek beğenilmemiş gibi ancak ben gerçekten kitabı sevdim. Zaten kitaba başlarken pek bir beklentim de yoktu. Bir de üstüne yazarın kitap için yazdığı önsözü okuyunca beklentilerim hepten düştü. Yazar önsöz ve sonsözde resmen kendi kitabını yeriyordu ve çoğu okuyucunun kitapta aradığını bulamayacağından bahsediyordu. Belki de söylediğinde gerçekten haklıydı ancak ben zaten kitapta bir şeyler aramıyordum.

11 Ekim 2015 Pazar

Kitap Hırsızı | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Uzun zamandır buralarda yoktum farkındayım. Bunun sebebiyse okullar açıldığından beri doğru düzgün kitap okuyamamam. İnanır mısınız bu ay bitirdiğim ilk kitap da Kitap Hırsızı oldu. Böyle giderse anca 2 kitapla falan Ekim ayını kapatacağım gibi. Onun dışında kitap harikuladeydi. Kitabı çok uzun zamandır okumayı istiyordum. Zaten yazın başında okuoku'dan kitabı imzalı olarak almıştım ki almamdaki bir etken de imzaydı ne yalan söyleyeyim şimdi. Onun dışında yaz boyunca kitabı bir türlü okuyamadım. Üstelik kitap zevkine çok güvendiğim bir arkadaşımın (Güneş'e selamlar) okumam için yaptığı baskılara da katlandım. Sanırım doğru zamanı bekliyordum. Şimdi düşünüyorum da , iyiki hazır olmayı beklemişim.

26 Eylül 2015 Cumartesi

Kitap Alışverişi #8

Herkese merhaba.:)
Aslında uzun bir süre kitap almayı planlamıyordum. Hele hele bugün kitap alışverişi yapmak aklımda bile yoktu ama D&R ' ye girince kendimi tutamadığım için kendime bu bayram şekerlerini bir nevi hediye olarak aldım. 
Kördüğüm'ü 9.90 indiriminde bulmuşken kaçırmak istemedim. Zaten uzun süredir almak istediğim ancak almayı hep ertelediğim bir kitaptı. Bundan önceki internet alışverişimde de sepetime ekleyip ekleyip çıkartmıştım. Kısmet bugüneymiş demek ki. Bir de şu kocamaaannn 9.90 yazısı olmasa. Ah o orda olmasa. Tamam anlıyorum , indirimli olduğunu ayırt etmek için yapılmış bir şey. Ancak o kağıdı ordan çıkarınca şimdi izi kalacak ve güzelim kapak rezil olacak. Yazık günah değil mi ama şimdi? Neyse birazdan büyük bir titizlikle kitabı kağıttan ayırma operasyonuna girişeceğim.
Onun dışında Meleklerin Kanı'nı çok uzun zamandır almayı istiyordum ancak Artemis Yayınları'nın serinin devam kitaplarını çıkarmayacağını duyduğumda almaktan vazgeçmiştim. Sonrasında 'amaaann canım dayanamicam artık alıyorum kitabı' dediğim bir zamanda Yabancı Yayınları'nın kitabı yeniden basacağı haberini aldım. E bu kadar bekledim madem az daha bekleyim de serinin kitapları birbirleriyle uyumlu olsun dedim ve bu zamana kadar büyük bir sabırla bekledim. Ama kitabı elime aldığımda 'iyi ki de beklemişim' dedim. Kitabın baskısı harika ötesi. Zaten Yabancı Yayınları özellikle son zamanda ciltli kitap çıkarma işinde oldukça başarılı ve güzel sonuçlar veriyor. Bu yılki favori yayınevlerim arasında yerini çoktan aldı bile. 


İşte bunlarda kampanyadaki diğer kitapların bir kısmı. Mağaza çok kalabalık olduğundan malesef ki resmi güzel çekemedim. Açıkçası nasıl çektiğimin , hatta nereyi çektiğimin bile farkında değildim o hengamede. Bayram nedeniyle mi artık bilemiyorum ama gerçekten çok kalabalıktı.
Evet bundan sonra uzuuun gerçekten uzun bir süre kitap almak yok. Tabi benim uzun anlayışım sanırsam 2 haftaymış orası ayrı konu. -,- Neyse şimdilik hoşçakalın. Bol kitaplı günler. :)

Şeftali Kokan Bir Yaz | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Öncelikle şunu söylemeliyim ki ; kitabın baskısıyla resmen aşk yaşıyorum. Bu konuda Novella Dinamik'in gerçekten iyi bir başlangıç yaptığını düşünüyorum. Onun haricinde kitap şeftali kokuyor. Evet evet gerçekten de şeftali kokuyor. Bence bu farklılık kitabın ismiyle epey manidar olmuş. Kitabı koklamayı bırakıp okuma aşamasına geçmem de epey zaman aldı haliyle. Üstelik kitabın sayfa kısımlarının bulunduğu yan tarafları pembe yaldızlı. Anlayacağınız tatlı mı tatlı tam bir yaz kitabı Şeftali Kokan Bir Yaz. Kitabın baskısına bayıldığım kadar içeriğine bayıldığımı malesef ki söyleyemeyeceğim ama yine de çabucak okuyup bitirdiğim , akıcı ve eğlenceli bir kitaptı. Zaten kitaba başlarken de öyle pek bir beklentim yoktu , ki bu benim için iyi oldu. Kitabı daha çok sevmeme ve daha kısa sürede bitirmeme yarar sağladı. Konusuna da değinmek istiyorum ancak söyleyebileceğim pek bir şey de yok açıkçası. Kitabımız Murphy, Birdie ve Leeda isimli üç genç kızın birbirlerine tutunarak kendilerini ve hayatı keşfetmelerini anlatıyor. Ancak şunu da söylemeden geçemeyeceğim ; Birdie, Murphy ve Leeda arasındaki dostluğa imrenmeden de edemedim açıkçası. Yani aralarında gerçekten çok güçlü bir bağ vardı.

25 Eylül 2015 Cuma

Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Öncelikle hepinizin Kurban Bayramı'nı en içten dileklerimle kutlarım. Daha nice hayırlı bayramlara inşallah. 
Sonrasında kitabımıza geçecek olursam ; Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları kesinlikle okuduğum en ilginç kurgulu romanlardan biriydi. Yazarın özgün bir kurgu oluşturmasını çok beğendim. Tabi kitapta bazı eksiklikler de yok değildi ama onlara birazdan zaten değineceğim. Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları'nı çok uzun zamandır okumak istiyordum ancak Sayfa6 Yayınları'ndan çıkan baskısı tükenmişti. Arkadaşlarımla beraber yayıneviyle irtibat kurduğumuzdaysa , yeni basımın olmayacağı söylenmişti ve gerçekten çok üzülmüştüm. E haliyle İthaki Yayınları kitabı yeniden basacağını duyurduğunda sevinçten havalara uçtum. Yani gerçek anlamda yerinden hoplamaktan bahsediyorum. (Allah'tan evdeydim. -,-) Kitabın basımı zaten kusursuz. Gerçekten edindiğim ve gördüğüm en harika basımlı kitaplardan biri ve çevirisi de gerçekten çok başarılı. Bu yüzden İthaki Yayınlarını tebrik ediyor ve teşekkürlerimi sunuyorum.

20 Eylül 2015 Pazar

Shadowhunters Dizi - Film Oyuncu Karşılaştırması

Herkese merhaba. :)
Aslında bu post'u yazmak için gerçekten çok geç kaldım ama çok ironik bir durum var ki ; ben zaten bu post'u yayınladığımı sanıyordum ama bazı sebeplerden dolayı silinmiş. -,-
O yüzden hazır dizinin gösterim tarihi yaklaşmışken bu yazıyı yazmak istedim. Dizinin 2016 yılının ilk aylarında gösterime gireceği söyleniyor. Tam tarihi malesef ki ben de bilmiyorum ama Ocak ayında başlayacağı duyumunu aldım. Kısmen dizi yakında başlayacak olduğu için , kısmen de izleyecek başka film bulamadığım için geçenlerde Kemikler Şehri'nin filmini yeniden izledim ve sonrasında kendimi tutamayıp seriyi yeniden okumaya başladım. Okumaya başlayıp detayları hatırlayınca bir kez daha gördüm ki film ve kitap arasında bir dünya fark varmış. Bunu filmin iki saat gibi çok kısa bir zaman dilimine sığdırılmasından dolayı anlayabiliyorum ve dizinin çok daha iyi olabileceğini tahmin ve umut ediyorum. Neyse lafı fazla uzatmadan filmdeki ve dizideki oyuncuları karşılaştırmaya başlayalım.

18 Eylül 2015 Cuma

Son Fedakarlık | Kitap Yorumu

B İ T T İ!
Hala inanamıyorum. Koskoca seri bitti. Son kitabı sindirerek okumayı planlıyordum ancak gelin görün ki kendimi tutamadım ve 1 günde bitti. Evet yanlış duymadınız 1 GÜN. Kendi rekorumu kırdım sanırım. Kırmaz olaydım. -,- Aslında artık vampir kurgulu romanlara karşı pek bir beklentim yoktu, taki Vampir Akademisi serisine kadar. Gerek kurgusu, gerek karakterleri itibariyle çok özgün bir kitap serisi olduğunu düşünüyorum. Serinin her bir kitabını ayrı bir heyecanla soluksuz okudum. Son kitabınsa seriye yaraşır bir final olduğunu düşünüyorum. Tek bir şey hariç. Ama ona zaten birazdan değineceğim. Şu an öyle bir boşluktayım ki seriye yeniden başlamak istiyorum. Bıkana kadar yeniden yeniden. Ki bıkacağımı da sanmıyorum. (Bu sözleri benden sık duyamazsınız haberiniz olsun.) Şu an delicesine yan seri olan Kanbağı Serisi'ne başlamayı da istiyorum. Benim için asla bir VA olacağını zannetmesem de sonuçta içinde Adrian  olacak , her türlü beğenirim yani.

16 Eylül 2015 Çarşamba

Ruh Bağı | Kitap Yorumu

Herkese merhaba.:)
Geldik mi 5. kitaba? Seri bitiyor diye içim kan ağlıyor ama kitapları da elimden bir türlü bırakamıyorum. Bir çırpıda bitiveriyorlar. Kitabı okurken çeşitli duyguları bir arada yaşadım. Yeri geldiğinde gözlerim doldu, yeri geldiğinde kahkahalara boğuldum, bazen de (aslında çoğu zaman) ağzım beş karış açık kaldı. Şimdiyse boşluktayım. Ne hissedeceğimi , nasıl yorumlayacağımı bile bilmiyorum. Ama öncelikle yazarın hayal gücünü takdir etmekle başlayabilirim sanırım. Gerçekten sağ gösterip sol vuranlardan. Ne olacağını asla tahmin edemedim. Tabi bir olay hariç ama ona birazdan zaten değineceğim. Aslında çok da derin kurgusu olmayan sıradan , gençlere yönelik bir kitap olarak görebilirsiniz. Evet belki de öyle. Bununla ilgili polimiğe girmeyeceğim ama karakter oluşturmak gerçekten çok zor bir iş ve Richelle Mead'ın oluşturduğu karakterler gerçekten çok gerçek ve her birini çok seviyorum. Benim için kurgu ne kadar önemliyse , karakter oluşturmak da o kadar önemli , ki zaten yazarımız benim için önemli olan bu iki niceliği de başarıyla meydana getirmiş. 

15 Eylül 2015 Salı

Kan Sözü | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Hani Gölge Öpücük'ü okurken yerimde duramamıştım kendimden geçmiştim, sonra da daha iyisi olamaz demiştim ya, işte bu lafım Kan Sözü'nü okuyana kadar geçerliydi. Hala Gölge Öpücük'ü serinin kilit kitabı olarak görüyorum ama Kan Sözü'nün etkilerini de hala üzerimden atamadım. Bu yazarın okuyucularla alıp veremediği ne anlamış değilim doğrusu. -,- Kitap boyunca hop oturup hop kalktım. Tamam , Rose'un Dimitri'yi arama kısımları hafif baydı ama sıkılmadım. Kitabı baştan sona aynı heyecanla okuyup bitirdim ki kalın bir kitap olmasına rağmen iki günden kısa bir sürede bitti. Hele o son kısım.. O son kısım yok mu o son kısım. Hala aklım almıyor. Nasıl bir hayal gücüdür bu böyle? Ama kendime hakim olmaya çalışacağım ve derin nefesler alıp vererek yorumumu (umarım) bitirebileceğim. 

13 Eylül 2015 Pazar

Gölge Öpücük | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Ne okuyacağıma karar veremediğim bir zamanda , beni reading slump'ın kıyısından döndüren bir kitap oldu Gölge Öpücük. Kitap bir çırpıda bitti. Ama şu an ne hissedeceğimi bile bilmiyorum. O nasıl bir sondu öyle? Allak bullak oldum. Tartışmasız serinin en iyi kitabıydı. En azından şu an için. Seriyi hala okumadıysanız okumanızı kesinlikle öneririm. Kendi türü içinde, yani vampir kurgulu romanlar içinde, en farklı ve güzel olanlarından biri bence Vampir Akademisi. Hatta benim için başlarda geliyor. Yorumumun bundan sonrası spoiler içermektedir hem de epey  ağır bir spoiler alabilirsiniz bilginiz olsun. Sonra söylemedi demeyin sakın. Hayır kendimden biliyorum. Kitabın sonu hakkında az kalsın spoiler alıyordum. Hem de ne spoiler. Aman aman yani. Verilmiş sadakam varmış da haberim yokmuş. -,-
Spoiler içeren yerleri baştan büyük harflerle zaten uyaracağım ama siz yine de dikkatli olun.

10 Eylül 2015 Perşembe

Kargo Ne Getirmiş? | Kitap Alışverişi #7

Herkese merhaba. :)
Evet en sevdiğim post yani kitap alışverişi yazımla karşınızdayım. Bu güzelliklere kavuşabilmek için sabahın köründe kalkıp iki de bir kargo takibe baktım. -,- Tam beklemekten vazgeçip 'amaaann gelirse alırız işte' dediğim an annem ' İlkay kargon geldi' dedi ve ben kapıya nasıl koştum o bölümü inanın hatırlamıyorum. Aslında uzun vadede yeni bir alışveriş yapma planım yoktu. (YALAN) Hem her yer kitap kaynadığından annemin izin vereceğinden de şüpheliydim. (DOĞRU) Ama sonuç olarak biraz da yağcılık ve benim sempatimle annemi ikna edip siparişimi verdim. 

9 Eylül 2015 Çarşamba

Scarlet | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Tam da tahmin ettiğim gibi Scarlet'ta Cinder gibi bir solukta bitti. Scarlet'ı Cinder'den daha çok sevdim ama şunu da belirtmemde fayda var ki Cinder'e bayılmıştım. Yani artık gerisini siz düşünün. İsminden de anlaşılacağı üzere kitabımız Kırmızı Başlıklı Kız masalının uyarlamasıydı ve ana karakterimiz Scarlet'tı. Kitapta Cinder'in hikayesi devam ederken Scarlet seriye yeni bir kahraman olarak geliyordu. Yani Cinder ve Scarlet birbirleriyle bağlantılı. Belki de seriye yeni katılan karakterlerden ötürü bu kitabı ilkinden bir tık daha fazla sevmiş olabilirim. Özellikle Kaptan Thorne bu yeni karakterler arasında favorim oldu. Kitabın arka kapak yazısındaysa Kaptan Thorne'den hiç bahsedilmiyordu. Pardon ama Thorne bu. O arsızlık , o alaycılık , o bayat espriler , o karizma.. Yahu bunlar boru mu? -,- 
Sizi baştan uyarayım da bundan sonrası büyük ihtimalle ilk kitap hakkında SPOİLER içerecektir. Sonra bana söylemedi demeyin hiç valla. İlk kitabı okumayanlar için söylebileceğim tek şeyse 'Bu kadar durduğunuz yeter. Saldırın kitaplara ' olacaktır. 

7 Eylül 2015 Pazartesi

Cinder | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Cinder bir çırpıda okundu ve bitti. Ciddiyim sadece iki oturuşta bitirdiğim bir kitap oldu. Aslında Cinder ilk çıktığında adeta ışınlanırcasına D&R'a gitmiştim ve kitabı büyük bir hevesle okumuştum. Beğenmiştim de hani. Ama nedendir bilinmez serinin ikinci kitabı olan Scarlet'ta elimde bulunmasına rağmen onu okumamıştım. Daha sonraysa Cress'in çıkmasını falan beklerken Cinder'daki olayları epeyce unutmuşum. Bunun için seriye devam etmek ve unuttuğum olayları hatırlamak adına Cinder'i baştan okudum ve yine çok beğendim. Hatta ne gariptir ki ilk okuduğum zamandan daha bile çok beğendim. Üstelik kitabın Yeni Pekin'de geçmesi çok hoşuma gitti. Kitap hakkında söyleyecek çok şeyim var ancak önce bi kısaca konusuna da değinmek istiyorum.

2 Eylül 2015 Çarşamba

Çarpık Evdeki Cesetler | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Uzun zamandır Agatha Christie okumuyordum. Açıkçası üstadımı okumayı özlemişim. Agatha Christie benim için her zaman bir numara olarak kalacak. Kitabı az önce bitirdim ve açıkçası küçük çaplı bir şok geçirdim. Yani tamam, hiçbir zaman (evet malesef hiçbir zaman -,- ) Agatha'nın romanlarında  katilin kim olduğunu doğru tahmin edemiyorum ama bu sefer en beklemediğim kişi çıktı. Ciddiyim. Aklımın ucundan bile geçmeyen biri asıl suçlu çıktı. Hala kendime gelemedim. Neyse önce bir konusundan bahsedeyim. Leodinas Ailesi'nin reisi , büyükbaba Aristide zehirlenerek bir cinayete kurban gider. Delillerse katilin malikaneden biri olduğunu gösterir. Cinayeti çözme göreviniyse  Sophia'nın nişanlısı Charles Hayward üstlenir.

26 Ağustos 2015 Çarşamba

The DUFF | Film Yorumu #3

Herkese merhaba. :)
Bugün canım film gecesi yapmak istedi. (Sanki 7-24 film izleyen bir manyak değilmişim gibi. -,-) Neyse ben de kafamı dağıtmak için The Duff'ı izledim. Tipik bir gençlik filmiydi. Okuduğum yorumlardan 'boş' bir film olduğu duyumunu alsam da bence kesinlikle 'boş' bir film değildi. Tabi bu benim nacizane görüşüm. Filmden kendi adıma büyük dersler çıkardım. Aydınlanmamı sağlayan bir film oldu da diyebiliriz aslında. :D
Konusuna değinirsem ; filmimiz lisede geçiyor. Başta da 'tipik' dememin sebebi bu zaten. Neyse. Lise hiyerarşisinden bahsediyor. Yani hani dile gelmese de insanların kafasında oluşturduğu , o acımasız kast sistemi. Filmin ana konusu bu aslında. Bianca kendi halinde bir kız. Ama dış görünüşüne pek önem vermiyor. Dersleri falan da çok iyi. Yani okuldakinlerin tam 'inek' diyeceği türden bir kız. Ama bence doğal halleri gerçekten çok sevimliydi. Bianca fark edilmiyor bile. Tabi yakın

25 Ağustos 2015 Salı

Mezarla Randevu | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Uzun zamandır vampirlerle ilgili kitap okumamıştım. Haliyle vampirleri özlemişim. Gece Avcısı Serisi'ne karşı , her ne kadar okuyanlar çok beğense de , sanırım kapaklarından dolayı bir önyargım vardı. Ama tabiki de hepsi boş çıktı. Öncelikle konusuna değinmek istiyorum. Catherine tecavüz sonucu oluşmuş bir yarıvampir. Yani babası bir vampir. 'Vampirler üreyemez ki' demeyin çünkü Cat'in babası yeni dönüşmüş bir vampir olduğu için insani özellikleri hala devam ediyormuş o dönemde. Neyse asıl konumuz tabi ki bu değil. Cat çocukluğu boyunca farklı olduğunun hep farkındaymış ancak 16. doğum gününde annesi ona yarıvampir olduğunu söylemiş ve Cat'e içindeki vampir nefretini kusup onu dolduruşa getirerek günlerini geçirmiş. Haliyle yarı vampirciğimiz Cat de bir vampir avcısı olmuş. Ama bunun sonu vavpirler için iyi olmamış tabi. Barlara gidip tüm zarafetiyle otururken
vampirlerimiz ona çekilip akılsızlıkları sonucu ölüyorlar. Ama bir gün Cat yanlış adama yani Bones'a çatmış.

23 Ağustos 2015 Pazar

Eksik Parça | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Kitabı gece bitirir bitirmez instagrama yorumunu girdim. (İnstagram yorumu için TIK TIK ) Çünkü kitap bitince bir an kendime gelemedim. Düşüncelerimi bir yere aktarma ihtiyacı hissettim. En son kitap bittiğinde iki saat boş boş baktığım zaman Kurucunun Kızı'nı bitirmiştim. Ama bu kitapla daha da bir dağıldım, gerisini siz düşünün. Aslında yazarın dili basitti yani kitabı ingilizce olarak da okuyabilirmişim. Ya da Sissoylu ve Locke Lamora'nın Yalanları'ndan sonra bana böyle basit geldi orasını bilemiyorum. Kitabın konusuna değinirsem ; kitap Mara'nın en yakın arkadaşı Rachel'in doğum gününde ruh çağırma seansıyla başlıyor. Mara , Rachel ve Claire ( Mara'nın erkek arkadaşının kız kardeşi) sırayla sorular soruyor. Rachel'in 'nasıl öleceğim?' sorusuyla Mara rahatsız oluyor ve oyunu bırakıyorlar. 6 ay sonrasındaysa Mara , Rachel , Claire ve Jude ( Mara'nın erkek arkadaşı) gece bir akıl hastanesine video çekmeye gidiyorlar. Başta Mara gitmek istemiyor ancak Claire'nin onu kışkırtmasıyla o da kabul ediyor ve akıl hastanesine gidiyorlar.

21 Ağustos 2015 Cuma

Locke Lamora'nın Yalanları | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Sonunda Locke Lamora'nın Yalanları'nı alıp okuyabildim. Özellikle son dönemde oldukça gözüme batan ve gerçekten çok okumak istediğim bir kitaptı. Bu durumdaki bir etken de benim çok büyük bir hayranı olduğum Kralkatili Güncesi'nin yazarı Patrick Rothfuss'un kitap için yazdığı ön söz oldu. Kitabın başlangıcının kendi kitabından çok daha iyi olduğunu söylüyordu. Aslında bu iki kitabı karşılaştırmak istemiyorum çünkü ikisinin de bende apayrı , çok özel yerleri var. Ama şunu söyleyebilirim ki Locke'un mizacını
Kvote'den biraz daha çok sevdim. Kitapta gerçekten güzel espriler vardı ve zekice kurgulanmıştı. Ama şunu da itiraf etmem gerek ki kitabın ilk 70 sayfasını ite kaka okudum. Bu durumda kitabın kötü veya sıkıcı olması gibi bir şey etken değil kesinlikle. Sadece betimlemeler sanırım bana biraz fazla geldi ve kendimi yazarın oluşturduğu dünyaya bir türlü sokamadım. Ama sonrasında kitap su gibi aktı gitti. Okurken çeşit çeşit duygu yaşadım. Yeri geldiğinde güldüm , yeri geldiğinde hüzünlendim, yeri geldiğinde vay be demekten kendimi alamadım.

18 Ağustos 2015 Salı

Silber | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Aslında Silber'i birkaç gün önce bitirmeme karşın yorumunu anca girebiliyorum. Kitabı gerçekten çok ama çok sevdim. Zaten Kerstin Gier'in hayal gücünü çok ilgi çekici buluyorum. Yazarın Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer serisini  de çok sevmiştim. Silber'i de çok sevdim ama Silber Rüyalar Kitabı Serisi'nin daha ilk kitabı olduğu için Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer serisiyle karşılaştırmıyorum. Kitabı bir günden kısa bir sürede tek oturuşta bitirdim ve Pegasus Yayınları'nın serinin devam kitaplarını çevirmesini dört gözle bekliyorum. Konusuna değinirsem; Liv rüyalarını kontrol etmektedir ve bir gün kendini başkasının rüyasının içinde bulur. Bu rüyada bir grup çocuk ayin yapmaktadır. (Çocuk dediğim de 17 - 18 yaşlarındalar) Bu çocuklardan biriyse annesinin nişanlısının oğludur. Daha sonrasında Liv bu gizemi çözmek için işe koyulur. Konuyu yüzeysel anlatmamın sebebi, spoiler vermekten korkmam. Genel olarak rüya yolculuklarıyla ilgili , eğlenceli bir kitaptı.

13 Ağustos 2015 Perşembe

Sissoylu - Son İmparatorluk #1 | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Sissoylu bittiğinden beri kendime gelemedim. Açıkçası bu post'u nasıl yazacağımı da hiç bilmiyorum ya neyse artık. Öncelikle şunu söylemeliyim ki Brandon Sanderson gerçek bir üstat. Kendisi bundan sonra kesinlikle favori yazarlarım arasında. O nasıl bir hayal  gücüydü öyle? Önünde saygıyla eğilmek gerek doğrusu. Söylediğim bunca tantanadan sonra kitaba bayıldığımı da zaten anlamışsınızdır. Kitap devasa boyutta olmasına ve kitabı okurken arada 3 kitap daha bitirmeme rağmen 8 gün gibi kısa bir sürede bitti. Şimdi düşündüm de, gerçekten hunharca okumuşum. Aman maşallah, maşallaah ^-^

12 Ağustos 2015 Çarşamba

Lovely Complex | Anime Önerisi #1

Herkese merhaba. :)
Yeni bir anime arayışı içindeydim Thinbooks olarak tanıdığınız Ecmel'in kanalında gördüğüm bir video üzerine Lovely Complex'i izlemeye başladım. Gerçekten çok eğlenceli bir anime. Koizumi , Japonya standartlarına göre çok uzun bir kızdır. Ama boyu 1.70 falan yani. Ootani ise Japonya standartlarına göre bile çok kısa bir oğlandır. 1.56 cm boyunda. Bu boy mevzusu nedeniyle de sevgili bulma konusunda sıkıntı çekerler.

Sıcak Bedenler | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Sıcak Kalpler adıyla çıkan filmini izlediğim Sıcak Bedenler'i uzun zamandır okumayı istiyordum. Bu zamana kısmetmiş. Şunu hayretler içinde söylüyorum ki ilk defa bir filmi kitabından çok daha fazla beğendim. Kitap kötü değildi ama bazı kısımlar gereksiz yere uzatılmıştı ve bu da beni sıktı açıkçası. Belki de filminden önce kitabını okusaydım , kitabı daha fazla sevebilirdim. Orasını bilemiyorum. Ama filmini defalarca severek izlemişimdir. Kitabı okumadıysanız bile belki filminden de konusunu biliyorsunuzdur. Ama yine de kısaca özetlersem ; kitabımızın anlatıcısı

10 Ağustos 2015 Pazartesi

Kargo Ne Getirmiş? | Kitap Alışverişi #6

 Herkese merhaba. :)
Sanırım yazmayı en çok sevdiğim post kitap alışverişleriyle ilgili olanları. Bu sabah kargonun zile basmasıyla gözlerimi açtım. Artık rüyalarıma bile giriyordu vallahi. Aslında araya haftasonu girdiği için kitaplarıma geç kavuştum ama yine de gözüm yollarda kaldı. Neyse bu benim okuoku'dan ikinci alışverişimdi ve yine genel olarak memnun kaldım. 

Disney Karakterlerini Kitap Karakterlerine Uyarlama



Herkese merhaba :)  Bu etkinliği bir çok youtuber video olarak yayınladı aslında. Benim de çok hoşuma giden bir etkinlik oldu. Zaten oldum olası masal kahramanlarına karşı aşırı bir ilgim vardır. Neyse lafı fazla uzatmadan maddelere geçelim en iyisi.

8 Ağustos 2015 Cumartesi

Dublin Caddesi | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Sissoylu harika ilerlemesine karşın onu okurken araya Dublin Caddesi'ni sıkıştırıverdim. Bu kitabı fuarda aldığımdan beri okumak istiyordum ama kısmet bugüneymiş. Bu zamana kadar genelde genç\yetişkin türünde kitaplar okuyordum. Dublin Caddesi'yse yetişkin türünde okuduğum ilk kitaptı. Sizi baştan uyarayım; içinde müstehcen bölümler olduğunu bilerek alın kitabı. O bölümler kitapta fazlasıyla mevcuttu. Bunun beni rahatsız edeceğini düşünmüştüm ancak kitabın kapağına kapılıp kitabı bu sabah okumaya başladım. Sadece iki oturuşta kitabı bitirdim. Dili çok akıcıydı ve kitabı gerçekten sevdim. İçinde müstehcen bölümler vardı ama kitabın ana teması aşktı. Konusuna kısaca değinirsem; Joss geçmişinden kaçmak için mezun olur olmaz Dublin Caddesi'nde bir ev kiralar. Ev arkadaşıyla tanışmak üzere yola çıkmışken takside bir adamla pekte hoş olmayan bir şekilde karşılaşır. Takım elbiseli, karizmatik , çekici bir İskoç aksanı olan bu maço tavırlı adam Joss'un aklını başından alır.

Deha | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Deha'yı uzun zamandır okumak istiyordum ama araya hep başka kitaplar girdiğinden bir türlü elim gitmiyordu. Serinin ilk kitabı olan Efsane'yi beğenmiştim ancak beni çok fazla sarmamıştı. Karakterler biraz yavan gelmişti açıkçası. Ancak bu kitabı ilk kitaptan çok daha fazla sevdim. Bu kitapta olaylar iyice derinleşiyordu ve karakterlerin verdiği kararlar daha makuldu. Bu kitapta karakterler biraz daha belirginleşmişti bana göre. Kitabın ilk 90 sayfasını tatilde okuduğum için mi bilmiyorum
ama bu kitaba da pek ısınamayacağımı düşünmüştüm. Ancak 90. sayfasından sonrasında kitabı bir oturuşta bitirdim. Artık gözlerim kapanıyordu ama kitabı elimden bırakamadım. Bunun bir sebebi de kitabı eve dönünce bitirmiş olmam olabilir tabi. Kitabın sonu, tabi ki söylemiyorum içiniz rahat olsun, ağzımı bir karış açık bıraktı. Serinin son kitabında yazar olayları nasıl bağlayacak çok merak ediyorum. 

5 Ağustos 2015 Çarşamba

Jaguar Taşları 1 - Orta Dünya | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Aslında Orta Dünya'yı Temmuz ayı içerisinde okuyup bitirmeme karşın tatil koşuşturmacası falan derken  yorumunu yazmaya anca fırsat bulabildim. Zaten bu aralar kitap falan da okuyamıyorum. Anladım ki tatilde kitap falan okunmuyormuş. Umarım eski tempoma bir an evvel dönerim diyelim ve yorumumuza geçelim. Kitabı almak dahi aklımda yoktu ancak yorumlarına güvendiğim bir arkadaşımın tavsiyesiyle uygun fiyata bulmuşken kitabı almış bulundum. Aldığım gibi de hemen okumaya başladım. Kitap Maya mitolojisiyle ilgili bunu baştan

25 Temmuz 2015 Cumartesi

Charlie'nin Çikolata Fabrikası

Herkese merhaba. :)
Charlie'nin Çikolata Fabrikasını küçükken izlemiştim ve filmi hatırlamasam da sevdiğimi hatırlıyorum. Aslında kitabı kardeşim için almıştım ama bende okumak istedim. Zaten 'çocuk kitabı' kategorisinde yer aldığı için bir kitabı okumamak gibi bir huyum asla yoktur, ki aksine çocuk kitaplarını okumayı da çok severim. Zaten bir çoğunuz kitabın konusunu biliyorsunuzdur ancak ben yine de kısa bir özet geçeyim. Charlie çok fakir bir ailenin çocuğudur. Annesi, babası, babaannesi, anneannesi ve iki dedesiyle birlikte yaşamaktadır. Ailesi yoksul olmasına rağmen sevgi doludur ve Charlie her şeye rağmen iyi bir çocuktur. Aile yoksulluk çektiği için Charlie karnını bile doyuramaz. Yemeklere hasrettir ancak en çok çikolata yemeyi ister. Sadece doğum günlerinde ailesi ona armağan olarak küçük bir dilim çikolata alabilmektedir ve Charlie çikolata çabuk bitmesin diye onu günlerce azar azar yemektedir. Ancak küçük çocuğu asıl zorlayan şey her gün okula giderken Bay Wonka'nın Çikolata Fabrikası'nın önünden geçip o harika kokuyu almasıdır.

Kağıttan Kentler | Film Yorumu #2

Herkese merhaba. :)
Dünkü yazımda belirttiğim gibi dün Kağıttan Kentler'i izledim ve gerçekten başarılı buldum. Ama yorumumdan önce sizi uyarmak istiyorum. Eğer kitabı okumadıysanız veya filmi izlemediyseniz ve spoiler almak istemiyorsanız bu yazı sizin için sakıncalı olabilir. Ben baştan uyarımı yapayım. Filme arkadaşımla gittik ve tıklım tıkış dolu olacağını düşünmüştük açıkçası. Ancak sinema neredeyse bomboştu ki bunda bizim filmin ilk gösterimine girmemiz de etkili olmuş olabilir ancak Aynı Yıldızın Altında tecrübemden sonra

24 Temmuz 2015 Cuma

Kağıttan Kentler | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Bildiğiniz üzere Paper Town bugün gösterime giriyor ve filmi epeydir bekleyen biri olarak haliyle çok heyecanlıyım. Kitabı geçen yıl okuduğumdan kafamda bazı boşluklar vardı. O yüzden baştan okuyup hatırlamak istedim. Zaten her zaman söylediğim gibi John Green ne yazsa okurum dediğim bir yazar.Gece itibariyle kitap bitti ve özellikle yolculuk kısımlarındaki diyaloglara kahkahalarla güldüm. Konusuna değinirsem; Quentin tüm hayatını Margo'yu uzaktan severek geçirmiştir ve bir gün Margo ninja kıyafetleriyle odasının camında belirir. Gece boyunca ortalığı birbirine katarlar. Bunun üzerine Quentin her şeyin artık daha farklı olacağını düşünür ancak ertesi gün Margo'nun kaybolduğunu öğrenir. Margo'nun bıraktığı ipuçlarını izleyerek onu aramaya başlar.

21 Temmuz 2015 Salı

Çöküş ve Yükseliş | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Bir serinin daha sonuna gelmiş bulunmaktayım. Kurgu bakımından gerçekten beğendiğim bir seri oldu ancak benim için kurgu yeterli olamıyormuş malesef onu bu seriyle öğrendim. Karakterlere ilk iki kitapta ufacık bir sempati bile besleyememiştim. Tabi Nikolai hariç. Ancak üçüncü ve serinin son kitabı olan Çöküş ve Yükseliş'te karakterler daha makul kararlar vermeye başlayıp benim sinir katsayım düşünce karakterlere ısınmaya başladım. Düşünün Alina'ya karşı tutumum bile ufacık bir parça değişti. Benim için tartışmasız olarak serinin açık ara en iyi kitabıydı. Serinin diğer kitaplarının yorumlarında da belirttiğim üzere ben seriye ölüp biten büyük kesimden biri olamadım malesef. Haliyle kurgu ne kadar insanı içine çekse de karakterleri boğma düşüncemden ötürü kitaplar elimde sürünmüştü. Ancak bu kitap iki günde bitti ve her sayfayı yırtarcasına heyecanla çevirdim. Bu konuda gerçekten abartmıyorum. 

14 Temmuz 2015 Salı

Bazıları Kalbini Dinler | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
D&R' nin 9.90 indiriminden arkadaşımın önerisiyle aldığım bir kitaptı Bazıları Kalbini Dinler. Aslında öyle pek bir beklentim de yoktu açıkçası. Alınacaklar listemin başlarında bile değildi ancak indirimde görünce fırsat bu fırsat alayım bari dedim. Fantastik kitaplardan bana artık gına geldiği reading slump yaşadığım şu son günlerde bana bu kitap inanılmaz iyi geldi. Reading slump'tan çekti çıkardı valla. Oldukça güzeldi ve dili çok akıcıydı. Hal böyle olunca da bir çırpıda bitti. Romantik komedi filmleri tadında bir kitaptı. Kitabı okurken kendimi bir romantik komedi filmi izliyormuş gibi hissettim. Bol bol güldüm. Uzun zamandır bir kitabı okurken bu kadar çok güldüğümü hatırlamıyorum. Kitabımızın konusuysa; Kensington 'nun ( yani kısaca Kenzi ) mutlu bir ilişkisi vardır ve nişanlısıyla çok mutludur. (!) Ailesi de ilk kez onun hakkında bir şeyi onaylamaktadır. Nişanlısı ailesinin yaşamasını istediği hayata çok uygundur ancak her şeyin yolunda gittiğini zanneden Kenzi'nin hayatına beklenmedik biri girer.

12 Temmuz 2015 Pazar

D&R Kampanyası | Kitap Alışverişi #5

Herkese merhaba. :)
Dün annemle alışveriş merkezine gitmişken D&R'de neler var neler yok diye bakmak için girdik. Orada 5TL ve 9.90 TL indirimleri vardı ve kendimi tutamayıp Bazıları Kalbini Dinler'i 9.90'a aldım. Arkadaşım da bu kitabı indirimden almıştı ve çok beğenmişti. O da önerince hazır indirimdeyken alayım bari dedim. Aslında

Kuşatma ve Fırtına | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Kuşatma ve Fırtına bittiğinde 'şükür be  sonunda ' dediğim kitaplardan oldu. Bu kitapla alakalı bir şey değildi aslında. Aksine seriye her ne kadar büyük bir kesimin oluşturduğu üzere bayılmış olmasam da yine de ilk kitaptan daha çok sevdim. Kitap bittiğinde rahatlamamın sebebiyse kitabın sonunda bitmiş olması. Bu aralar boş vaktim olsa bile canım kitap okumak istemiyor açıkçası. Sanırım reading slump'a yakalandım. Umarım bu durum çabuk geçer. Gerçekten sinir bozucu. Neyse bunları bırakıp kitabımıza dönersek, kitabı ilk kitaptan daha çok sevdim ama bunun sebebi olayların gidişatı falan değildi. Aksine ilk kitaba oranla çok çok çok çok durağandı. Hatta ilk 50 sayfayı falan zorla okudum desem yeridir. Sadece kitabın son 25 sayfasında bir şeyler olamaya sonunda başlıyordu. Ama o son 25 sayfada gerçekten şaşırdığım olaylar da olmadı değil doğrusu. Bütün bunların yanında ilk kitaptan daha çok sevdim çünkü koskoca seride karşıma sonunda gerçekten sevebileceğim biri çıktı. Prensimiz Nikolai.

5 Temmuz 2015 Pazar

Gölge ve Kemik | Kitap Yorumu


Bu seriye başlamayı asırlardır düşünüyorum ama nedendir bilinmez daha yeni başlayabildim. Aslında başlarken çok da büyük beklentilerim yoktu ama beklentimin olmamasının benim yararıma olduğunu düşünüyorum. Kitapta yazarın oluşturduğu dünyayı farklı buldum ve gerçekten sevdim ama bir şeyler eksikti. Yani sanırım olay akışı fazla hızlı geldi. Yani saray hayatına uzun uzun değineceğine Karanlıklar Diyarı'na daha fazla değinebilirdi diye düşünüyorum.