18 Mart 2017 Cumartesi

Direniş (Lux #5) | Kitap Yorumu


Veee bir serinin daha sonuna geldik. Lux serisini okumak benim için gerçekten uzun ve keyifli bir maratondu. Kendimi gerçekten farklı hissediyorum. Belki klişenin klişesi, belki de ergence, belki öyle belki böyle. Nasılsa nasıl, orasını bilemem ama benim için anlamı olan bir seriydi Lux serisi. Karakterlerinde kendimi bulduğum, okurken beni mutlu eden bir seriydi. O yüzden bittiğine inanamıyorum ya işte. Vay bee..

17 Mart 2017 Cuma

Sevgi..


Sevgi neydi? 
Sevgi iyilikti, dostluktu, 
sevgi emekti..

Siz Aşk'tan N'anlarsınız Bayım? | Şiir Köşesi #2


Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
Alt katında uyumayı bir ranzanın
Üst katında çocukluğum...
Kâğıttan gemiler yaptım kalbimden
Ki hiçbiri karşıya ulaşmazdı.
Aşk diyorsunuz,
Limanı olanın aşkı olmaz ki bayım!

12 Mart 2017 Pazar

Pazar 6'lısı | Dünya Kadınlar Gününe Özel


Bir Pazar 6'lısından daha herkese merhaba. Bu haftanın konusunu da çok sevdim. Dünya Kadınlar Gününe özel bir yazı olacak bu haftaki yazımız. Aslında Periodic Library bu konuda herhangi bir sınırlama getirmemiş ama ben sevdiğim 6 kadın yazar hakkında bir yazı yazacağım. Çünkü zaten önceden Favori Kadın Karakterlerim başlığı altında Cumartesi İlk Beş yazısı yazmışım. ( Hala okumadıysanız TIK TIK )
Neyse, yazımıza başlayalım o zaman. :)

11 Mart 2017 Cumartesi

Ağlamak İçin Gözden Yaş Mı Akmalı? | Şiir Köşesi #1


Herkese merhaba. Aklıma çok da farklı olmayan ama çok da güzel bir fikir geldi. Şiir köşesi yapalım mı? Yani böyle ara ara bir şiir paylaşalım. Böylece hem bildiğimiz şiirleri anımsamış oluruz, hem de yeni şiirler keşfederiz, belli mi olur? Ödev olarak verildiği için, yani bir anlamda zorlama olduğu için, şiir bulma konusunda bir hayli isteksizdim ama yeni şiirler okudukça şiiri sevmeye başladım. Oysa ne güzel şeymiş şiir. Nasıl da kıymetini bilememişim..
Bu şiiri belki bir çoğunuz zaten biliyordur. Benim de sevdiğim bir şiirdi aslında. Sevgili Şule Uzundere 'nin  (Şule ablaya sevgiler ^^) önerisiyle şiiri anımsamış oldum ben de.

9 Mart 2017 Perşembe

Şeker Portakalı | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Bu sefer benim için çok özel olan bir kitabın yorumuyla buradayım. Şeker Portakalı'nı ilk okuyuşum değildi bu. İlk kez küçükken okumuştum kitabı. Sonrasında da bundan 2-3 yıl öncesinde seri halinde art arda okumuştum kitapları, çok da severek. (Şeker Portakalı - Güneşi Uyandıralım - Delifişek) Laf aramızda, en çok da ilk kitabı seviyorum seride. Zeze'nin çocukluğunu okumak daha büyülü geliyor bana, daha masum. Geçtiğimiz haftasonu kardeşim sayesinde uzun zamandan sonra ilk kez kütüphaneye gitme fırsatım oldu. Rafların arasında dolaşmayı, kitaplara dokunmayı, hatta kararsız kalıp ne okuyacağımı şaşırmayı bile öyle çok özlemişim ki. Bazı insanlar kütüphaneleri pek sevmiyorlar. Sonuçta kitaplar bizim olmuyor, kitaplar eskimiş oluyor. Ama ben seviyorum orayı. Orada vakit geçirmeyi. Bu sefer de, kitap gördüğüm her seferinde olduğu gibi, kendimi kaybettim. Zamanın nasıl geçtiğini anlayamadım bile. Hem bu sefer kütüphanenin içini de yeniden düzenlemişlerdi. Yani rafların düzeni, kitapların sıralanışı falan farklıydı. Orayı çözmekle de uğraştım biraz. Ne okuyacağıma karar vermekte de bir hayli zorlandım. Ama sonra rafların arasından Şeker Portakalı gülümsedi bana. Ben de 'neden olmasın' dedim. İyiki de yeniden okumuşum. Ne çok özlemişim küçük Zeze'yi.

7 Mart 2017 Salı

Yağmur Taneleri | Garip Bir Yazı Denemesi


Herkese merhaba. Bu sefer farklı bir yazıyla buradayım. Aslında bunu sizinle de paylaşıp paylaşmama konusunda bir hayli kararsızım. Belki gereksiz gelebilir, belki başarısız da gelebilir size, sonucunu bilmiyorum ama yine de paylaşmak istiyorum yazdığım öykümsü deneme yazısını. 
Arada böyle bir şeyler yazmak iyi geliyor. Bu sefer ki de çok ani oldu. Aslında sadece Türkçe deneme testi çözüyordum ve sonra bam, yazımı yazmaya başladım. Sonra da nedensizce paylaşmak istedim. Arada böyle anlık isteklerim olabiliyor işte. Umarım siz de severek okursunuz. Belki biraz karamsardır, belki de acemice. Zaten spontane gelişen bir yazı. Hem amacı övgü almak da değil, sadece paylaşılmak. İyi okumalar. :)

5 Mart 2017 Pazar

Harry Potter ve Lanetli Çocuk | Kitap Yorumu


Kendimi tutayım dedim. Dur İlkay ne acelen var, az daha bekle dedim. Ama duramadım işte. Tutamadım kendimi. Ve aslında ne yazacağımı bile bilmediğim bir yorum yazısını yazıyorum şimdi. Cümlenin garipliğine rağmen, bence olayı anladınız siz.
Kitabın çıkacağını duyduğumda kelimenin tam anlamıyla duygu karmaşası yaşamıştım. Ne hissedeceğimi bile bilememiştim bir an için. Sonra kitap hakkındaki detayları öğrenince hem kitabı okumak istedim, hem de okumamak. Sonuçta Harry Potter serisi bir efsane benim için. Ve yıllar sonra çıkan bir kitabın buna leke sürmesine izin veremezdim. Zaten öyle bir şey olamaz da işte işin hayal kırıklığı kısmı var bir de.
O yüzden de kitabı alıp almama konusunda bir hayli kararsızdım. Geçtiğimiz günlerde şans eseri kitabı kütüphanede bulunca da aldım tabi.